JLA-Yeni Dünya Düzeni.

Başlatan V, 18 Haziran, 2010, 22:15:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

V



        Bayadir elimde bekleyen bu albümü bugün okuyabildim."Yeni Dünya Düzeni" gibi klise,mide bulandiran bir ismi var.

Bastan antipati yapti malesef.Ama orjinali öyle.Arka Bahçe keske degistirseymis ismini.

      Ekip halinde çalisan süper kahramanlara (Fantastik Dörtlü hariç) içim isinmadi bir türlü.O kadar kalabaligin içinde yakindan

tanidigimiz, çesitli karakteristik özelliklerinden dolayi sevdigimiz kahramanlar haliyle duvardaki tuglalar gibi tek düze bir görüntü

veriyorlar.

  Öyküde pek bir sey yoktubBildik uzayli istilasi ve JLA'nin bunu engellemesi.JLA içerisinde sevdigim

üç kahraman(Batman,Flash,Green Lantern) öyküyü sürükleyenler oldu ki sadece burasi hosuma gitti zaten.

Özellikle o kadar süper güçlü karakter arasindan sadece Batman'in

ayakta kalip günü kurtarmasi vaktimi bosa harcamadigimi gösterdi bana.

    DC evreninden bir seyler yayinlamayi düsünenler varsa önceligi   

Vertigo serilerine versin mümkünse.Kahraman olarakta Batman'i tek geçerim her daim.

Neden yayinlanmaz bu topraklarda,anlamak mümkün degil..





"İstemem,eksik olsun.."

Lami Tiryaki

"Yeni Dünya Düzeni" olgusu bir zamanlar pek modaydi. "Amerika'nin dünyaya empoze etmeye çalistigi bu yeni doktrinden JLA'da nasibini almis" diye düsünmüstüm albümü aldigimda. Daha nadir okudugum bir tür oldugu için albümü ben de Engin gibi bir kaç yil bekletmisim arsivde. Karadeniz tatilinde alip okuyasim geldi, aldim elime okudum. Amerika'nin dünyaya empoze ettigi yeni dünya düzenini tersine çevirmeye çalismislar gibi bir hava seziliyor ilk bakista. Uzayli Hyperklan'lar dünyayi istila ediyor yeni düzen getirmeye koyuluyorlar. Adalet Ligi'ndeki dostlarimiz da engelleyip asil Yeni Dünya Düzeni diye bildigimiz olgunun sürekliligini sagliyorlar. Böylece hikayede ABD kendini inkar ederek, kendisi oldugunu  ??? anlatmaya çalisiyor. Bu tuhaf yaklasim bir yana albümün güzel yakalanmis bir konusu var. Ancak islenmesi comics standartlarini asmadigi için olsa gerek, konu degil JLA karakterlerinin güçlerinin tarfileri daha ön planda duruyor. Marvel'da da altmetin olarak tekrar edilip durur ama DC'de bu çok belirgin bir sekilde can sikacak kadar çok tekrar ediliyor. Ben filanca mesafeyi bilmem kaç salisede aldim, sen o sirada nal topluyordun, yok sularin altinda bilmem neler yaparim, arkadasim da sunu sunu yapabilir diye geçilen metinleri toplasak albümün önemli bir bölümünü kaplar herhalde(Batman'i bunun için seviyoruz galiba. Anlatacak gücü yok garibimin). Karakterlerin birbirleriyle didismesi, güçlerini anlatarak böbürlenmeleri ve neden bimem oldukça karmasik yapilmis çizimler hikayeye konsantrasyonu çok zorluyor. Bu kadar kompleks çizimlerin altini dolduracak güçlü bir senaryodan yoksun macera, süper kahramanlara özgü isik hiziyla ilerliyor. Hyperklan ne zaman dünyayi uyuttu, her yere ne zaman yayildilar, mevcut süper kötüleri ve de kahramanlari ne zaman ele geçirip idam etmeye basladilar hikayede hiç verilmiyor. Bir bakiyorsunuz, iki kare arasinda sanki yillar geçmis gibi. Bir ara basliklarin oldugu yerlerde sayi tarih vs bilgi aradim acaba arada bazi sayilar atlanmismi diye. Okurken sanki bir kaç albümlük maceranin içinden kesitler verilerek olusturulmus bir albüm hissine kapilarak bitiriyorsunuz öyküyü. Comics'lerde macera içlerinde her kahramanin kimligi, geçmisi, güçleri vs tekrar tekrar gözümüze sokularak verilmese de daha çok macera yazilip çizilse de biz ayni sayfa sayisinda daha çok macera okumus olsak daha iyi olmaz miydi?

Albümün edisyonuna gelince. Arka Bahçe'nin o dönem çikardigi tüm albümlerde oldugu gibi okumaya basladiktan bir kaç sayfa sonra albüm kapaktan ayrilarak elime geldi. Kapagi düzeltmeye çalismaya bos verip içinden tutayim dedim ama bu seferde dipteki yapiskan elime bulastigi için rahatsiz oldum. Arka Bahçe'nin Year One, JLA vs tüm bu dönem albümleri kapaktan ayrilip parçalaniyor. Tutkalla yapistirmak ta fayda etmiyor, gene ayriliyorlar zamanla. Yeni yayinlarda bu ayrintiya dikkat edilmesini rica ederim. Ve mümkünse JLA gibi sikici albümler yerine Batman yayinlansin  ;)

Selamlar
Lami   

V


Arka Bahçe en son çizgi roman olarak Sandman 6'yi ve Sin City 7'yi  çikartmisti.Star Wars evreninin
romanlarini yayinliyorlardi.Yakin zamanda aldigimiz duyumlara göre Heavy Metal dergisininin türkçe versiyonunu
yayinlamaya baslayacaklar..
"İstemem,eksik olsun.."

ümitkr

Ah, ahhhh yarama tuz bastiniz simdi...

JLA ekipcek en sevdigim yayinlardandir. Bu "Yeni Dünya Düzeni" de aslinda bir önceki seriye de gönderme niteligi tasiyor. Bu nedenle adi öyle diyebilirim. Hatta bu serinin tamami da buna bagli olarak gelisiyor.

Hani Yunan tanrilar alemi vardir ya iste bu grup da yaklasik ayni özelliklere sahiptir desek yalan olmaz:

Süpermen - Apollo (Günes ve aydinlik güçleri)
Batman - Ares (Savas tanrisi, çocuklari terör, korku ve ürperti)
Green Lantern - Hepaistos (Silah üreten demirci tanri)
Flash - Hermes (haberci, kosucu tanri; ki ilk Flash'in sapkasi da aynidir)
Wonder Woman - Athena (savasçi kadin)
Aquaman - Poseidon (Denizler tanrisi)
Martian Manhunter - Prometheus (biri atesi getiri öteki korkar atesten ama ikisi de bilgedir v.s.-bu eslesmeden emin degilim)
Plastik Man - Dionisos (ciddiyetsiz komik tanri)

Simdi niye anlattim bu kadar seyi bu hikayeyle ne ilgisi var?

1988 yilina kadar JLA hayli baba bir grup olarak onlarca mücadeleyi kazandi. Hemen hepsini de bu ikonik-tanrisal özelliklerini kullanarak yapti. Iste o vahim :) 1988 yilinda olusturulan grup tanrisalliktan uzak zibidilerin cirit attigi bir elemanlara birakti yerini:

Ne halt edecegini bilemeyen çocuk-yetiskin Shazam, grubun basina geçmeye çalisan maço, embesil ve ukala Green Lantern Guy Gardner, ciddiyetten uzak, kilolu ve lakayt Blue Bettle, gelecekten gelen ve hatunlara asilan salak adam Booster Gold, güçlerini kaybetmis bir Black Kanary v.s. Bunlara bir de cüce Oberon, asiri asabi ve dövücü Big Barda, kocasi Mister Miracle katilinca, sonra güçlerini kaybetmis olan green lantern Kilowog tamircilige gelince, Red Rocket adli rus tipleme çocuklariyla üsse tasininca, soda içince sarhos olan Power Girl geçmisini bulamayinca ve mistik bir sekilde hamile kalinca, Ice ile Fire adli kizlarin lezbiyen olup olmadiklari sorgulanirken Nuklon ile Obsidian'in escinsel olabilecekleri sorusu da eklenince... :)

1988 serisi 113 sayi çikti ve saka bir yana Justice League America, International ve Europe serileri de buna eklenince ve hatta ve hatta Justice League Antarctica grubu da kurulunca :))))))))))))))))) anlamissinizdir JLA oldu mu size siradan kaygilari olan adamlarin olaganüstü grubu. Ikonik ve tanrisal tiplerin yerini siradan adamlarin süper halleri aldi ve Keith Giffen muhtesem bir hero alemi sundu okurlara.

1998 yiliydi "Yeni Dünya Düzeni" çikmadan hemen öncesinde grup artik iyice saçmalamisti. Okuyucuyu sogutmak için kullanilan klasik numara devreye girmis, sonlara dogru "imdat" demeye baslamisti. Bu gidisat muhtesem bir dönüsün de habercisiydi.

Yeni Dünya Düzeni, kendilerini adeta tanri gibi sunan Marslilarin hikayesidir. Bir önceki seriye atifta bulunan öyküde Batman "o sadece siradan bir insan" diye asagilanirken en az üç Marsliyi hakliyordu ve insan olmanin önemi vurgulaniyordu. Buna karsin bu serinin hemen her sayisinda "tanrisal" varliklarla dövüstüler. Batman dahil hepsi 125 sayi boyunca simdiye kadar hiç olmadiklari kadar tanri oldular ve her öyküde tanriliga ayri bir pencereden baktilar. Bu seriye kosut olarak "act of gods" gibi grafik albümler çikti mesela. Tanrisallik hemen her köseden fiskirdi.

Mageddon adli muazzam yaratigi tüm dünya insanlarina süper güçler vererek durdurdular, tarikat altinda faaliyet gösteren fasist tipleri dövdüler, uyduruk tanri-krallari yiktilar, atlantis'i yeniden batirdilar pagan tanrisallarla dövüserek geçmise giderek, öldüler ve tekrar dirildiler, gerçeklikle oynayan uzaylilari alt ettiler, masal kahramanlariyla kapisip kendilerinin masallastigini hatirlattilar okuyuculara v.s.

Yeni Dünya Düzeni iste böyle bir serinin ilk dört sayisidir ve maalesef bizde öyle kötü basilmistir ki en büyük hastasi olmama ragmen ben bile basilmasin diye dua ettim. Bence "Midsummernight Dream" garfik noveliyle baslayan bu seri çok ciddi bir kayip bizim için.

Hele hele 113 civari sayilari hepimiz okumus olmaliydik bence. Tüm o tanrisallik pompalamasindan sonra her kahramanin aslinda insani yönleri oldugu öyle zarif anlatilmis ki kalakaliyorsunuz okurken. Her sayida birinin hikayesi anlatiliyordu... Flash, yanginda ölenler oldugunu görünce evlere yangin alarmi takip "iki pile bakiyor hayatiniz" diye çikisarak hizina ragmen ölümlerin olmasinin önüne geçmeye çalisiyordu, Green Lantern vicdaniyla hesaplasiyordu, Wonder Woman yaralandigi bir savastan döndügünde etrafindaki kahramanlarin bir sey olmamis gibi davranmasina içerliyor "ya ben korktum orada biliyor musunuz, dertlesmek istiyorum ama beni önemseyen yok" gibisinden isyan ediyordu.

1988 serisi fazlasiyla "Amerika Nato'nun da herkesinde abisidir" mesajlariyla doluydu. Ilk hikaye Birlesmis Milletlerde intihar eylemcisi durdurarak basliyordu zaten. Sonra da bu hiç hiz kesmeden devam ettiydi.

Yeni Dünya Düzeni'li seri ise daha masalsi bir çizgi roman modundaydi. Mitolojikti. Bir önceki göndermelerden nispeten uzakti. Daha global bir alt mesaja sahipti ve basta The Generel karakteri olmak üzere fazla savas meraklisi askerleri ve zihniyeleri elestiren mesajlar barindiriyordu. Türkiye'yi iki defa kurtariyorlardi, Yeniçeri karakteri bu siralar basiliyordu yine... bilemiyorum... Yine üstün bir Amerika söylemi vardi ama çizgi roman ruhunun ve panteonunun kendi daha ön plandaydi bence...

Ve

Bu seri

Kötü basilarak

Harcandi :(