Abdülcanbaz arşivi.

Başlatan caretta, 12 Kasım, 2011, 18:42:34

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

caretta

Abdülcanbaz'ı şimdiye kadar 3 yayınevi yayınladı.
    Abdülcanbaz Yayınları:
    1.Ay Fatihleri/Tulumbacılar Futbol Takımı.
    2.Yer Nihayetlerine Seyahat/Karacaahmedin Esrarı.
    3.Otomobille Devrialem.
    4.Ben ki Abdülcanbazım.
    5.İstanbul Sokakları.
    6.Akdeniz Fırtınası.
    7.Bir Velosipet Olayı.
    8.Kadın Kasabı Landru İstanbul'da.
    9.Gök Katlarına Seyahat.
   10.Tekerleğin İcadı.
   11.Sahra Kaplanı-1
   12.Sahra Kaplanı-2

Milliyet Yayınları:
  1.Ramona Karatecinin  Aşkı.
  2.Bayanlar ve Baylar-1
  3.Bayanlar ve Baylar-2
  4.Bayanlar ve Baylar-3
  5.Bayanlar ve Baylar/Bir Köpeğin Anıları
  6.Bir Köpeğin Anıları
  7.Bir Köpeğin Anıları
  8.Küçük Şeytanlar.
  9.Allahabad Elması.
  10.Volga Volga 2101
  11.Kadın Nedir Senin Adın?
  12.Seyahat'ı Foncistan.
  13.Buzul İnsanları.
  14.Esnaf Raziye.
  15.Dipkus Gezegeni.
  16.Evrim.
  17.Seyahatname'iTürkiya.
  18.Evliya Çelebi Günümüz Türkiye'sini ve Günümüz Dünyasını Anlatıyor.
  19.Al Kapon
  20.Moda.
  21.Moda/İşgal Altında.
  22.İşgal Altında.
  23.İşgal Altında/Top Yuvarlaktır/Komiser Osman-Mafia İstanbul'da.
  24.Antoloji.

Yapı Kredi Yayınları:
   1.Dinozorlar-Jurassic Park'tan Gülhane Parkına.
   2.Oyun İçinde Oyun.
   3.Uzay Kıyıları.
   4.Gelen Gideni Aratır.
   5.Hanım Sütüyle Kaymah.
   6.Gereği Düşünüldü.
   7.Dumancı'nın Dumanaltı Serüvenleri.
   8.Yıldız Savaşları
   9.Kraliçe Hamurabiye.
  10.Koncolos.
  11.İlk Ayaklanma.
  12.Duman Altında 20.000 Fersah.
  13.Köstebek.
  14.Hayvanistan.
  15.Uzay Katları.
  16.Kürre'i Devr'i Daim Vel Kara El Derya.
  17.Sahra Kaplanı
  18.Kara Ejderha
  19.Ay'a Seyahat.
  20. Mini Mini Mektepli.
   
      Yayınlanan yeni dizide Allahabad Elması,Koncolos,Uzay Katları,Top Yuvarlaktır,Ramona Karatecinin Aşkı
isimli maceralar yayınlandı.Gördüğünüz gibi yayınlanmış eski maceralar ile başladık. Ümit ederim yeni sayılarda
hiç kitaplaşmamış maceralara da yer verirler. Abdülcanbaz ile ilgili yazılarım devam edecek...

haysat

Turhan Selçuk, Türkiye'nin en büyük çizgi roman kahramanı Abdülcanbaz'ın doğuşunu ve gelişimini şöyle anlatır:

"Abdülcanbaz ismini Aziz buldu. 1953 yılında Abdi İpekçi Milliyet'e geçti. Beni de istedi. Birinci sayfada politik karikatürler çiziyorum. Yıl 1957. Milliyet'in bir sayfası yabancı çizgi romanlarla dolu. Abdi yakındı, 'Hepsi yabancı kökenli, bir yerlisi olsun istiyorum, çizer misin?' dedi. 'Ben karikatüristim, çizgi roman deneyimim yok' dedim. Israr etti.

Yaparsın, edersin derken, aklıma Aziz (Nesin) geldi. 'O yazsın, ben çizeyim' dedim. Abdülcanbaz'a böyle başladık. Ama o yıllarda Aziz sakıncalı. Adı Babiali'de görülmüyor. O yazıyor, ben çiziyorum ama Aziz'in adı yok gazetede. Bu nedenle olacak, bir iki ay sonra romanı kesti Aziz.

Abdi ısrar ediyor, devam et, diye. Rıfat Ilgaz'dan rica ettim. O yazmaya başladı; onun da adı yazılmıyor, sakıncalı, o da bıraktı. İş başa düştü. Romana başladıktan 5-6 ay sonra hem yazıyor, hem çiziyordum. İsim babası Aziz Nesin'di, onu değiştiremedim ama karakteri değiştirdim."

Çetin Altan da bir yazısında Abdülcanbaz''ı "Şahyapıt" olarak tanımlar:

"Bu tür bir çizgi romanın hiç değilse öyküsünü Aziz Nesin'in yazmasında anlaşmışlardı. Böylece Abdülcanbaz'ın adını da Aziz Nesin koymuştu. Ne var ki Aziz üç ay sonunda bitirmişti öyküsünü. Turhan ise Abdülcanbaz'ın eski karakterini endiliğinden değiştirip, çevresindeki tipleri de zenginleştirerek sürdürüp götürmüştü bir şahyapıt olan ünlü çizgi romanını..

Bütün bunları ne kadar da kanat çırpmasız bir sadelikte anlatıyordu.

Dünyadaki karikatüristler, tamamlanmış bir yapıt olarak verirlermiş çizgi roman tefrikalarını. Yoksa zaten gazeteler yahut dergiler kabul etmezlermiş tamamlanmamış bir yapıtı. Turhan ise hemen hemen günü birliğine çiziyormuş Abdülcanbaz'ı..."

HİÇBİRİNİZ ANLAMAMIŞSINIZ
BENİ SİZİN YANINIZA HAPSETMEDİLER
SİZİ BENİM YANIMA HAPSETTİLER !

haysat

İstanbul Beyefendisi'dir. Haksızlıklara tahammülü yoktur; iyi yüreklidir, mücadelecidir.

O, her çağda halkın özlemini duyduğu, düşlerinde gördüğü kahramandır.

Bazen günümüzde sürdürür yaşantısını, bazen Osmanlı Devleti'nin cesur bir levendidir. Bazen masal dünyalarında yaşar, kötü tabiatlı devlerle çarpışır, bazen İstiklal Savaşı'mıza katılır, bazen deniz diplerini kulaçlar, bazen Mezopotamya'da tekerleğin icadına katkısı olur, bazen de uzayı adımlar... Zaman ve mekân tanımadan çıkar serüvenlerine.

Cesurdur, akıllı ve zekidir, çelikten kaslara sahiptir.

Bu üstün niteliklerini daima iyinin, haklının, ezilmişin yanında, zalimlere, sömürücülere, namussuzlara karşı kullanır.

Onun ünlü "Osmanlı Tokadı" ve aklı, her çağda etkin bir silahtır.

Halkını seven her dürüst ve namuslu kişide az çok Abdülcanbazlık vardır.

HİÇBİRİNİZ ANLAMAMIŞSINIZ
BENİ SİZİN YANINIZA HAPSETMEDİLER
SİZİ BENİM YANIMA HAPSETTİLER !

drfuhrer

abdülcanbaz'ın ilk 5 sayısını okudum...ama sarmadı maalesef...özellikle de kendine has çizim tekniği beni iten bir diğer faktör..arşivlemekten vazgeçtim

caretta

Abdülcanbaz'ı sevmediğinize üzüldüm doğrusu Zafer Bey.
Turhan Selçuk'un kendine özgü köşeli çizgileri ve maceraların politik içeriği size yabancı gelmiş olacak.
Turhan Selçuk günümüzde yaşasaydı çizecek ne kadar bol malzeme bulurdu...

drfuhrer

evet,belki de dediğiniz gibidir...ruhu şad olsun...