PAZAR SEYİRLİĞİ 3 : '' GORAN PARLOV ''

Başlatan ferzan, 22 Mart, 2015, 11:53:09

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ferzan

    Bu haftaki Pazar Seyirliği'nde, diğerlerine kıyasla nispeten daha genç sayılabilecek bir isme, öteden beridir hayranlıkla izlediğim Goran Parlov'a yer vermek istedim...

    Pek çoğumuz onu Büyülü Rüzgar sayfalarından hatırlayacaktır...1967 doğumlu Hırvat sanatçı, 90'ların başından itibaren önce fumetti, sonra da comics piyasasına işler yapmış, aralarda tekrar fumettiye geri dönüp sonrasında tamamen Amerikan üretimlerine kaymıştır...

    Tex Dev Albüm 11 : '' Yıllar Sonra '' adlı maceranın önsözünü okuduysanız Goran Parlov hakkında detaylı bir ön bilginiz var demektir...Yoksa da hemen üç beş cümle ile özetleyeyim...

    Zagreb'de, Güzel Sanatlar Akademisi öğrencisi ve çizgi roman tutkunu iken, bir çizgi roman festivali için Hırvatistan'da bulunan Milazzo ile tanışarak çizgi roman kariyeri için önemli bir adım atmış Parlov...Önceleri Ken '' Parker Magazine '' içerisinde bazı hikayeleri resmetmiş, sonrasında da aylık Nick Raider serisine geçmiş ve 96 sayfa Nick Raider senaryosuyla Hırvatistan'a geri dönmüş...

    Milazzo'nun öğrencisi olarak da bilinen Parlov, Nick Raider ve birkaç ufak iş sonrasıTex Dev Albüm serisinde yer verilmeye layık görülmüş daha 30'larına gelmemişken...'' Yıllar Sonra '' isimli bu hikayeyi okuduysanız, kitaptaki karakterlerden birinin, Büyülü Rüzgar tiplemesi için farkında olmadan yapılmış bir ön hazırlık olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz...Kanada topraklarında, karlar içerisinde geçen bu macerada Hugo Pratt ve bilhassa Alfonso Font'un benzer coğrafyada geçen albümleri, Parlov'a oldukça moral verip yol göstermiştir...

    Daha sonraları Manfredi'nin güçlü senaryoları ile Büyülü Rüzgar kadrosunda dönem dönem boy gösterir Parlov...Manfredi'nin gönlündeki en iyi ve en uygun Büyülü Rüzgar çizeridir ama kaliteli bileği ve güçlü görsel anlatımına inat, alabildiğine de tembel olduğunu öğreniriz Mnfredi'nin bir röportajından...100. renkli sayının çizimleri de Parlov'a aittir...Yanlış hatırlamıyorsam 100'den sonra Büyülü Rüzgar defterini kapattı diye biliyorum...

    Büyülü Rüzgar'dan sonra Amerika ve comics serüveni başlıyor Goran Parlov'un...Vertigo, Beckett ve Marvel için birkaç ufak tefek iş yapıyor...Bunlardan biri geçtiğimiz yıl içerisinde bizde de basıldı hatta...Y Son Erkek 4. ciltteki bir sayının çizimlerinde tanıdık bir çizgiye rastlayabilirsiniz...

    Ve sonra adını en çok duyurduğu seriye sıra gelir...Garth Ennis'in '' Punisher Max '' serisi...Volume 7 : Barracuda ile başlayan Punisher Max serüveni 5 cilde tekabül eden ve 20 - 25 sayı civarı sürecektir...Max serisindeki Barracuda karakteri o kadar tutacaktır ki, Garth Ennis ile birlikte bu karakter için 5 sayılık mini bir seri bile yapacaklardır...

    Bu 5 sayılık Barracuda'dan hemen sonra Parlov'a bir kez daha İtalya yolları görünür...Bu kez Manfredi'yle birlikte Volto Nascosto - Saklı Yüz'ün grafik yaratım sürecine girecek, karakterleri tasarlayıp ilk sayının çizimlerini yaptıktan sonra comics macerasına kaldığı yerden devam edecektir...

    Marvel'a 4 sayılık '' Punisher VS Marvel Universe '' mini serisini çizerek ününe üm katacak, çizgisini iyice pekiştirip comics aleminin en sıcak Avrupalı bilekleri arasında haklı yerini alacaktır...5 Ronin ve tek vuruşluk bir Dracula albümünden sonra yine Goran Parlov ile bu kez '' Fury Max '' serisine otururlar, sert ve kara mizah dolu metinlere lezzetli çizgileriyle bir kez daha eşlik eder...

    Geçen sene Image Comics için Mark Miller ile birlikte 6 sayılık '' Starlight '' serisini çizdi diye biliyorum ama sonrasından haberim yok...Yalnız yakın bir zamanda Garth Ennis ile birlikte yeni bir Punisher serisine başlayacaklarını biliyorum...

    Nedendir bilmem ama, bilhassa Starlight'taki çizimlerindeki sadelik ve rahatlığı, Jean Giraud'un '' Moebius '' stilindeki sadelik ve rahatlığa, bilhassa güçlü tavrına çok benzetirim...Hani, onun gibi değil çizgileri ama onun kadar sıcak ve güçlü...Gücü sadelikten bile bulup çıkaran ender bileklerden...Bir de kadınlarını çok seviyorum Parlov'un...Pamuk gibi, zarif ve çok güzel kadınlar çiziyor, sıcacık çiziyor...Sade ama vurucu çiziyor kadınları abartmadan...Gelmiş geçmiş tüm kadim ustalardaki ortak nokta onda da var...Çizdiği kadınların illa birbirini andırması...Bu Moebius'te de, Buscema'da da, Milazzo'da da, Font'ta da, Hugo Pratt'ta da, Suat Yalaz'da da, Bernet'te de, şunda da bunda da böyledir...Ustaların çizdiği kadınlar eşsizdir ve birbirine benzer...Goran Parlov, sırf bu özelliği ile bile çoktan ustalar arasında yerini aldı benim gönlümde...

    Parlov'u güncel olarak takip etmek isteyenler, Facebook'tan ekleyebilir, kişisel sayfası harici hayran sayfasını da beğenip işlerinin bir kısmına ulaşabilirler...Çok gaza gelir de mesaj atarsanız, sizi son derece nazik bir şekilde cevaplayıp teşekkürler edecek kadar da mütevazi ve konumuna şaşıran bir adam aynı zamanda...

    Daha fazla lafa gerek yok artık...İşte karşınızda, Goran Parlov...





















































Moebius'ün ardından yaptığı çizim...































Bağnaz okur, memnuniyetsiz beşer, işkilli büzük, sıfır tolerans iksmen, taş kalpli ahkam efendi...

https://ucuztefrika.blogspot.com

hanac

Bir Yıldıray Çınar değildir ..  :)

Tanıtım için teşekkürler.

hanac

Bu güzel başlıktaki resimler yenilenerek tekrar hizmete açılmıştır.   :)

Daha önce bu başlığı görmemiş arkadaşlar, buyrun bu güzel yazıyı okuyun.

Nomad

Çok güzel bir bilgilendirme yazısı olmuş.
Elinize sağlık.