Watchmen - İthaki

Başlatan Nightrain, 01 Kasım, 2016, 13:55:21

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

BAHADIR

Yanlış anlaşılacak bir şey yok... Takılıyorum sadece...  ;)

Bu konuyu defalarca irdelediğim için artık iyice göze batıyorum...

Sizinde dediğiniz gibi bu işi layıkı ile yapan yayın evi değil grafiker anlamında söylüyorum 3 bilemediniz 4 kişi var... JBC'nin hemen hemen her işi bu kişilerin elinden çıkıyor... Marmaranın % 70-75 işi bu kişilerden birinin elinden çıkıyor... Gerekli ve Çizgi düşler eskiye oranla nispeten toparladılar ama hala üst düzey bir işçilik beklemek hayal gibi bir şey... Arkabahçe malum... Kafasına göre takılıyor... Bu konuda ki görüşlerimi daha önce dile getirmiştim tekrar etmek herkesi yorar sanırım...

İşi kitap basmak olan yayınevlerinden kastınız sanırım İthaki ve Alfa... İthaki'nin en sevdiğim yanı belki de işi bilmemekten elindeki materyale göre hareket edip orijinal comics basıyor ki YKY'de zamanında orijinal basıyordu kanına girdiler yayınevinin canım comicsleri orijinal okumaktan olduk... Orijinal basıyor ama balonlama, grafik hak getire tabii...

Alfa ise keşke sadece kitap bassa... Sanırım ne yapmak istediğini kendide bilmiyor...

Diğer yayınevleri biz bunlara bağımsızlar basanlarda diyoruz... Tamamen iyi niyetli olmakla birlikte yine gören gözlerden yoksunlar... Edisyon olarak ortaya iyi bir şey koymak istemelerine rağmen ki Kara Karganın son çıkardığı kitaplar gerçekten takdire şayan insanın ağzının suyunu akıtan cinsten kitaplar ama gerek font gerek balon yerleştirme konularında sınıfta kalırlar...

Lal; kendi kendine takılan, comicse de fumettiye de aynı fontu kullanmaktan çekinmeyen öz güveni yüksek bir yayınevimiz... Gösterdiği istikrar bakımından çok pohpohluyoruz ama istikrarda önemli tabii... Türkiye de Tay yayınlarından sonra tekrara düşmeden ve aralıksız en çok sayı basan yayınevi... Eğer bu bir ayrıcalıksa, ayrıcalıklı yayınevlerinden bir tanesi...

Ama geneli itibari çizgiromanlar kendi ülkelerinde basılacakları ebata göre çizildiklerinden, bizim ilkemizde boyutları ile oynandığından her halükarda bir kalite kaybı oluyor... Bunun üstüne çizgiroman balonlama jargonundan bi haber Türkçe olsunda nasıl olursa olsun mantığı ile basılan kitaplarda olunca ortaya böyle çorba bir durum çıkıyor...

Türk okuyucusu olarak bizde bulduğumuz ile idare etmeye çalışıyoruz... Yoksa biraz tepki koysak belki daha iyi şeyler olacak ama "buna da şükür" demeye devam ettiğimiz müddetçe çok fazla bir şey beklememek lazım...

Haa... Piyasayı domine eden 3-4 kişiden bahsetmiştim... Onların elini ayağını çektiğini düşünmek bile istemiyorum... Gerçekten facia olur...

Mrtekin

İthaki'nin tek iyi tarafı bence fiyat/performans çizgisi. Öyle ya da böyle; etiket fiyatı 45.-TL olan Before Watchmen'lerin (ki, kullanılan kağıt ve cilt olarak başarılı bence.) %50 indirimle; 22,5.-TL'ye alınabilmesi gibi hala okurların alım gücünü gözeten (ki bir fasikülün etiket fiyatının 12-15 TL olduğu günlere geldik.) pozitif bir fırsat penceresi sunabiliyor.

Alfa, fiyat açısından yine olumlu olsa da; örneğin Sherlock serisini, maalesef çok rezil bir kağıda bastığından, hiçbir zevk alamıyorum. Allah'tan İthaki böyle değil. "Şimdilik".

Bahadır her ne kadar kötümser konuşsa da; ısrarla bıkıp usanmadan belirttiği hususlarda kanımca başarı sağladığını ve artık çr tüketicisi nezdinde de basılan çr'lerin (font, balonlama, baskı kalitesi vb) detaylarının da ciddi ciddi tartışılabildiği bir ortama geçiş yapıldığını, "ortalama" çr okuyucusunun bu hususlarda da bir nebze bilinçlendiğini en azından kendi adıma gözlemleyebildiğimi söyleyebilirim. Türkiye'de büyük çr patlamasının 2015 yılı ile başladığını düşünecek olur isek, hala bu konularda kat edilmesi gereken çok mesafe var. Açıkçası bu konudaki en büyük sorumluluk da, yayınevlerine ait.

Esasen forumda da moderasyon tarafından bu tür hususların konuşabilindiği; "genel konu başlıkları" da açılırsa sanki amaca daha çok hizmet eder diye düşünüyorum. Tartışmalar en azından basılmış çr özelinde dönmez; daha bir sanat tartışması klasmanına geçiş yapılır.
They drew first blood...

KenParker

Bahadır'ın hakkı var. İyi yazılmış hikayeyle beraber usta çizerden çizgi roman okumayı kim istemez? Lakin sadece bunlar kimi zaman yetmiyor. Bence bunların hemen ardından iyi çeviri gelir. Balonlama, kaligrafi de işin tuzu biberidir.

Mesela Hermann ustanın çizgilerine bayılıyorum. Çizgileri o denli iyi ki Komançi çizgi romanını boyamasının vasatlığına rağmen aldım. Boyasız yayınlansaymış daha iyiymiş. Aldım ama keşke tek eksik boya olsa. Çeviri yapan diyalogları akıcı şekilde aktaramamış. İnsanlar konuşmuyor sanki birbirleriyle yazıyla anlaşıyorlar. Vahşi Batının kovboyları birbirine ''Siz'' diye hitab ediyor. Halbuki o dönem küfürün bini bir paraymış. Çevirmen, editör, düzeltiyi yapan üçü de bayan olduğu için sanırım kibarlaştırmışlar. :) Kelimenin bitmediği alt satırda devam edeceği yerlerde kısa çizgi yerine nokta konmuş. Cümle sonunda alt satıra geçen ''mı'' soru edatı ayrı yazılacakken tam aksine kısa çizgiyle ayırmışlar vs. Saymakla bitmez. Yazım yanlışları arada kaynayıp gidebilir tamam da o kullandıkları font. Fontun bir türlü balonlarla barışık olmaması. Bunu yapan firma koskoca YKY.

Hakkını yemeyelim bu arada, cilt kalitesi ve fiyatı gayet iyi.

Çeviriden denk geldiğim iki cümle örneği vereceğim. Cilt 2, sayfa 55. Şerif konuşuyor:

''Kente tabi. Asker sıkıntısı çekiyorum. Pek gönüllü bulamıyorum. Ama yanımda siz varken işler yoluna girer. Azıcık çabayla Batı ABD'nin efsanelerinden olursunuz.''
Asker sıkıntısı çeken şerif, ilginç. Batı ABD'nin demek yerine de pekala Vahşi Batının denebilirmiş.
Aynı cilt sayfa 139. Kızılderililerle çarpışma var ver Komançi konuşuyor:

''Toparlanmalarına izin vermeyin. Clem'in takımı dışarıdakileri sürsün! Butch, On ve Hal, adamlarınızla öndeki iç saflara!''
Öndeki iç saflar... Bu sözü ben duysam valla nereye gideceğim şaşırırdım.

Elle doldurulmuş güzelim yazıları hasretle arar olduk. Sahi ne oldu o elle balon dolduran ustalara?



Mrtekin

Watchmen'in HC'sini çıkan "Before Watchmen" ciltleri ile birlikte dönüşümlü olarak okuyorum ve fakat Watchmen'de birtakım tercüme sıkıntıları daha baştan dikkatimi çekti;

Watchmen HC'sinin: 23 ve 24. sayfalarında; orijinalinde "Man" kelimesi "Abi" olarak çevrilmiş durumda; Kıyaslamanız için çeviriyi ve orijinalini aşağıya bırakıyorum.

-Steve, Abicim, bak bir sus.
-Steve, For Gods sake, Man, Shut up.

-Abi, yapma. Biz hakikaten bir şey bilmiyoruz. Tanrı aşkına bırak gitsin şu adamı.
-Please. Please. We dont know. Aw, God, Man, leave him alone.

Küçük olabilir ama İnşallah devamında kulak tırmalayıcı böyle birtakım ilginçlikler çıkmaz diye umut ediyorum. Gereklinin edisyonu da böyle miydi ki? İkisini de okuyan tercüme açısından acep hangisini daha başarılı görür? Hiç iki edisyonu da kıyaslayabildiniz mi bu açıdan?
They drew first blood...

Barmen Minik

zamanında gerekli şeylerin çeviri-balon işçiliğinden okusanız gözleriniz kanardı. ben ithaki ilk soft cover cıkardıgından direk ceviriye bakmıstım bir kaç yere çok içime sinmemiş almaya gerek görmemiştim bu HC versiyonunda grafik veya çeviride düzeltme olmadan aynen mi bastılar hala öğrenemedim. başlangıç ciltlerini ise bugün elime alınca bu HC yi alma isteğim çok arttı. Yinede kendi ilk baskılarına göre bir fark mıyı öğrenebilsek güzel olurdu.

Barmen Minik

kitapta "kim gözleyecek gözcüleri" diye bir çeviri var gerçekten tek amaç gerekli şeylerden farklı olayım diye yapılmış olsa gerek. çok kasıntı.

veidtın " dan, sen beni eski hollywood filmlerinden fırlama bir kötü adam zannettin sanırım. sence sonucunun en ufak derece de olsa etkileme şansınız olsa, öldürücü darbemin ne olduğunu açıklar mıydım?" cümlesi var burası çizgi romanın zirve anı ve buradaki "en ufak derece de olsa etkileme şansınız olsa" beni rahatsız ediyor iki kere "olsa" olmaz. "sansınız varsa" dersin ya da "en ufak derece bile" dersin. komple başka çevirilmeli denilebilir bu tarzdır ama iki kere "olsa" kullanırsanız ( ki balonda alt alta duruyor göze batıyor ), bunu yetersiz türkçe veya yetersiz özene bağlarım.

12 sayının başlığının yazdığı, o tek sayfalık yıkım fotograflarındaki gazetedeki yazı grafik olarak çevrilmemiş. baskıda kaliteli iş yapmak bence kolay parayı verince matbaacı size en kralını basar koyar ama gerçekten saygılı, özenli iş yapmak çok çok daha zor.

bunlar kitabı elimde tuttuğum 3 dakikadan izlenimlerimden. bir de "içkin alan" var teknik olarak doğru olsa bile amacın "içsel alan" teriminden farklı olmak için yapıldığını düşünüyorum ya da çeviren ilk defa okudu bu kitabı/filmi






darbove









Gerekli şeyler sert kapak ve ithaki sert kapak arasında bazı farklar var. Gş button kapak var ünlü gülümseme. İthakinin ön kapak gş baskısının arka şömiz kapağıyla aynı.

Boyutlar arasında ithakinin orijinal boy gşnin ise bizim klasik türk çizgi roman boyutu.

İç kapaklara bakacak olursak adını bilmiyorum gşnin diğer sert kapaklarda kullandığı iç kapak malzemesi ithaki ile aynı. Gşnin watchmeni biraz daha nasıl nesem hantal gibi aynı değiller ama malzemeyi bilmiyorum tam olarak.

İç kapak tasarımı olarak gşyi daha çok seviyorum.

Baskı adetlerini bilmiyorum. İthaki 1000 tane basacaktı sanırım kulaktan dolma bilgi olarak duymuştum. Ek baskı girdiler sanırım kaç aydır bitmedi. Gşnin sert kapağın benim için daha özel hissettirdiği kesin değer anlamında.
The Bird of Hermes is my name, eating my wings to make me tame.

cey cey

Peki içerikte herhangi bir farklılık var mıdır? renkler ve baskı ile de ilgili bilgi verebilir misiniz?

Darkseid is.

Alıntı yapılan: cey cey - 18 Ekim, 2020, 00:21:04
Peki içerikte herhangi bir farklılık var mıdır? renkler ve baskı ile de ilgili bilgi verebilir misiniz?

Bende Gerekli Şeyler versiyonunun karton kapaklısı mevcut ve İthaki`nin bastığı iki edisyon da var. Şöyle bir gözden geçirmiştim. Çeviri ve balonlamalar vs. farklı ayrıca İthaki baskısında ek içerik bulunuyor.. İthaki daha edebi ve uzun çevirirken, Gerekli Şeyler daha basit ve okuması kolay bir çeviri kullanmış. Bunun dışında İthaki`nin baskısı çok daha kaliteli ve ek içerikle geliyor.