Karikatüristin Ölümü - Memo Tembelçizer

Başlatan gevheri, 11 Haziran, 2023, 20:49:36

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gevheri



supersonikkomiks.com sitesindeki tanıtım metni:

Karikatürist Memo Tembelçizer, üç ayrı hikayede üç ayrı şekilde can verdiği bu kitabında mizah dergilerinin kapanmaları sürecine denk gelen kendi orta yaş krizini anlatıyor. Aile sorumlulukları, çocukluk hayalleri ve mesleğinin yok oluşu arasına sıkışan Memo Tembelçizer'in mizahla trajedi arasındaki ince çizgide ilerleyen bu kitabını okurken nerede gülüp nerede ağlayacağınızı şaşıracaksınız, dolu dizgin entrika ve ful aksiyondan başınızı kaldıramadan tüm kitabı bir hamlede bitireceksiniz.2014 – 2020 yılları arasında Uykusuz dergisi yaz ve kış özel sayılarında çizdiği bu üç öyküyü Memo Tembelçizer bu kitap için baştan sona elden geçirdi. Dergide dar alana sığdırdığı kareleri genişletti, yeni kareler ve sayfalar ekledi, mevcut çizgileri bir o kadar daha çoğalttı. Baştan sona yeniden düzenlenmiş haliyle ve Süpersonik Komiks'in özel kitap boyutuyla tam bir cep çizgi romanı haline gelen bu kitap, okurlarını haftalık Türk mizah dergiciliğinin son döneminde hüzünlü bir yolculuğa çıkarıyor.

Yazan, Çizen: Memo Tembelçizer
Sayfa: 160
Ebat: 11,5 x 16,5 cm
ISBN: 978-605-71926-5-3
Basım Tarihi: Haziran 2023
Baskı: 1. Baskı
Kağıt: 70 gr. Holmen
Cilt: Amerikan Cilt 230 gr Mat Kuşe

TKnKT

    Sayın Tembelçizer'in yayınevinin jargonu haline getirdiği bu kitap formatına tutulmak ile soğumak arasında muğlak bir yerdeyim. Bir yandan şöyle genişçe rahat rahat okuma keyfini arıyorum. Diğer yandan kırışır mı katlanır mı demeden bir yere sokuşturup gezdire gezdire okuyorum. Formatı bir yana Tembelçizer'in usul usul eski işlerini derleme işine girişmesi beni ziyadesiyle mutlu ediyor. Daha neler neler var dergilerde kalan. Dilerim bir çoğu için planı vardır ve bir girişimi olur. Dergicilik öldü, basılı yayın halen bir miktar alım gücüne hitap ediyorken elini hızlı tutmasını dilerim.
"The man who opens topics faster than his shadow"

Saint2

Memo'yu çok severim ama hem fiyatı fazla geldi hem de boyut olarak küçük geldi.

ferzan

    Muadillerinin aksine (Yılmaz Aslantürk, Oky ve saire) Memo Tembelçizer, manga formatına öykünmeyip cep kitabı formatını diriltmiş diye düşünüyorum tek elle rahatlıkla kavranan bu albümünde.

    Açıklamasında da belirtildiği gibi, merhum Uykusuz Dergisi'nin 2015-2020 arası çıkan mevsim özel sayılarının üçünde yayınlanmış üç ayrı hikayesini içeriyor. Peki nasıl oluyor da o neredeyse gazete ilavesi boyuna yakın özel sayılarda (haftalık dergi ebatlarından da büyüktü) beş-altı sayfa olan hikayeler, bu kitapta 150 sayfalık materyale dönüşüyor? Bu sorumun cevabını da evvelce almıştım Memo'nun geçen seneki Instagram hikayeleri vesilesiyle. Yine muadillerinin basılan son kitaplarının aksine (Manga Otisabi, Herkesin Keyfi Yerinde ve saire), büyük boy dergilere üretilmiş kocaman sayfalarda ahenk içinde yer alan mevcut paneller küçük boy sayfaya uysun diye eciş bücüş bölünüp orantısız bir şekilde (balon yazı büyüklük-küçüklük tutarsızlıkları ele verir bunu her zaman) cep boya uyarlanmamış. Memo her bir sayfayı, hemen hemen her bir kareyi bu boy için tekrar elden geçirmiş. Boşluklar sırıtmasın diye bazı panellere ek yapmış, kadrajı genişletmiş ya da uzatmış ama bunu sanki sıfırdan çiziyor gibi yaptığı için, sanki başından beri bu formata göre hazırlanmış hissi vermiş. Yani büyük boydan küçük boya çok başarılı bir şekilde adapte edilmiş tüm paneller.

    Üç öykünün üçü de su gibi akıyor, üçü de gayet keyifli. Memo Tembelçizer hayranlarını gayet memnun edecek sanıyorum. Ben daha evvel özel sayılarda okumuştum ama hatırımda fazla kalmamıştı. Şimdi bu şekilde hatırlamak iyi oldu. "Çizgi Roman Çetesi" başlığı altında son edisyonu toparlanan ve yayınlanmaya devam eden "L-Manyak Şehitleri", "Lombak Şehitleri" konsepti ile Uykusuz'da bir dönem çizdiği ve iki albümde toplanan "Makul Koca Memoşko" konseptinin tam anlamıyla harmanı olan bu üç öykü bana gösterdi ki öyle ya da böyle, sektörün bu noktaya geleceğini on yıl önceden gayet net görmüşler. Hatta bu yüzden Ersin Karabulut daha o zamanlardan kendini apayrı bir disipline sokarak gene yerel ama uluslararası anlamda daha elle tutulur işler yapmaya başlamıştı ki bugün Fransa'ya yerleşmiş ve 4-5 dilde albümleri basılan bir sanatçıya evrilmiş durumda. Uzatmayayım, o zamanlardan öngörülmüş bazı şeyler. Memo'nun çıkarımları, eleştirileri ve distopyaları da bu üç öyküye başarıyla yedirilmiş durumda.

    Üzerine daha çok konuşabileceğim bir cep albümü ama şimdilik okumayı düşünenler varsa tat kaçırmamak adına burada bırakıyorum. Belki ileride daha fazla şey yazarım. Abartılacak bir albüm değil ama Memo kalitesine yaraşır ve günümüz itibariyle ibret alınası tarafları olan, kurgusal yanıyla da bir zihin ziyafeti çekme potansiyeline sahip tatlı bir albümcük.
Bağnaz okur, memnuniyetsiz beşer, işkilli büzük, sıfır tolerans iksmen, taş kalpli ahkam efendi...

https://ucuztefrika.blogspot.com