SAYI: 26 - LAMONT'UN SIRTLANLARI

Başlatan Gabby, 15 Ekim, 2023, 03:47:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gabby



Ernesto Garcia Seijas (1 Haziran 1941  – 28 Mart 2023, Arjantin)


Gazetelerin neredeyse her birinde çizgi bandların yer aldığı, bayi raflarını çeşit çeşit çizgi romanın süslediği çizgi romanın altın çağını dolu dolu yaşayan; savaş, tarihi, western, romantik, polisiye gibi her türden hikayeyi tasarlayan 1941 doğumlu Arjantinli çizer Ernesto García Seijas 81 yaşında hayata veda etmiş...

Meslekteki ilk yıllarını "o kadar küçüktüm ki, yanımda taşıdığım çizim orjinallerini görenler benim çizer değil, çizerin getir-götür işlerini yapan ofis çalışanı olduğumu sanırlardı" diye anlatan Ernesto Garcia, reklam tasarımcısı ağabeyinden etkilenerek Güzel Sanatlar okuluna girmiş, ancak çizim dışındaki yan konuların kendisine zaman kaybettirdiğini düşünerek okulu bırakmış  ve daha 16 yaşlarındayken dönem dergilerinde yayınlanan çizgileriyle profesyonelliğe adım atmış. Ad ve soyadına annesinin kızlık soyadı Seijas'ı da ekleyerek yıllar boyu çalışmalarını hep bu şekilde imzalamış...








El emeği göz nuru emek yoğun bir işkolu olan çizerlik mesleğinin erken döneminde aracı ajanslar ve bazı yayıncılarca iyi niyeti istismar edilerek bolca sömürülen; mesleki kariyerinin yaklaşık son yirmi yılını Bonelli bünyesi için sürdürmekten mutlu olduğunu ifade eden Latin Amerikalı bu alçak gönüllü Usta'ya ben de Tex Willer için ilk kalem oynattığı ve niyeyse garip bir şekilde yayıncı Bonelli'nin en sorunlu işlerinden biri haline dönüşen "Lamont'un Sırtlanları" nı irdeleyerek veda etmek istedim...

***



No.26, Le iene di Lamont (18.11.2011)
Bonelli boyut: 21X29
No.26, Lamont'un Sırtlanları (23.05.2016)
Çizgi Düşler boyut: 15x21


Giriş panelinde, bir yaz günü öğle vaktinde atları üzerindeki Tex ve avanesini yüksekçe bir tepeden iki yolcu vagonlu trenin geçişini izlerken görüyoruz... Montana'ya bağlı Lamont kasabasına bu trenle kısa sürede ulaşmak varken, kömür tozu ve dumanını bahane ederek atlarla gitmekte ısrar ederek yolu uzatan Carson'a da bi' yandan sitem etmektedirler...

Ekip, atları mahmuzlayıp yolda laflarken sözkonusu tren bir saat sonra Lamont istasyonuna varmıştır bile. İçinden Katie Evans adlı genç bir kız iner, onu bekleyen çiftliklerinin kahyası Harry Strode, genç kıza babasının öldüğüne dair üzücü haberi verir. Öte yandan banka soygunu sırasında bir başka kasaba şerifini ağır yaralayarak cinayete teşebbüsten aranan Hogan ve Rucker adlarındaki iki azılının  Lamont kasabasında saklandığı duyumunu alan Tex  ve arkadaşlarının, hem babasını hem de şaibeli şekilde mirasını kaybeden savunmasız genç kız Katie Evans ile tahmin edileceği üzere yolları kesişecektir...

Gelinen noktada, Erio Nicolo'nun resimlediği 1983 tarihli ilk Tex öyküsü "Sel Felaketi"nden bu yana senaryolarının sayısı 200'lü sayıları çoktan aşan 85 yaşına merdiven dayamış Claudio Nizzi'nin kaleme aldığı bu macera, hikaye anlatıcılığı  anlamında elbette kendisi için de bir başyapıt değil; kötü ve iyilerin  baştan kendini belli ettiği, iç içe geçmiş entrikalar ve ihanet eşliğinde polisiye soslu klasik bir kurgu taşısa da akıcı şekilde kendini okutmayı başarıyor. Ben beğenmiştim...

İlk sayısı Haziran 1988'de yayınlanan A4 boyutundaki "Dev" ya da "Özel" albümler serisi, yıllar içinde aylık seriyi düzenli okumasa da sadece Texone'yi takip eden özel okur kitlesi oluşturmasıyla Bonelli'nin yıllık yayınlanan en prestijli serilerinden biri... Her yıl bir kez yayınlanan Texone serisindeki bu ritüel ilk defa 1996 yılında bozulmuş,  9. sayı ("Dehşet Vadisi", Nizzi/Magnus, Haziran 1996) ve 10. sayı ("Atlantalı Adam", Nizzi/Bernet, Kasım 1996) aynı yıl içinde yayınlanmıştı. Obeş yıl sonra, 25.sayı ("Oregon'a Doğru", Manfredi/Gomez, Haziran 2011) ve bu başlığın konus 26. sayı ("Lamont'un Sırtlanları", Nizzi/Seijas, Ağustos 2011) ile bu yıllık yayın periyodunun dışına ikinci kez çıkıldığını görüyoruz.


Çizimlerde Dikkatimi Çeken ve Öne Çıkan Bazı Özellikler:

Arada bazıları kalıcı olsa da, bu seride yer alan sanatçıların çoğu angajmanları olan misafir çizerler. Editoryal sunum yazılarında da belirtildiği üzere, kapağını açtığımız  her bir sayı bu zaman/zamansızlık sarmalı yüzünden çetin bir ikna süreci sonucu oluşuyor. Bu anlamda öykülerde ağırlıklı olarak Tex-Carson ikilisine yer verilmesini ve maceranın ortasına veya finale doğru da Kit ve Tiger'in olaylara dahil edilmesini okur olarak elbette anlayabiliyorum. Ama "Lamont'un Sırtlanları"ında sadece bu seri özelinde değil genel Tex maceralarında bile sıkça rastlanmayacak şekilde "Dörtlünün" kasaba içinde geçit töreni yaparcasına bolca resmedilmesi ilk dikkatimi çeken ve gayri ihtiyari 'helal olsun çizer abimize malzemeden hiç çalmamış' :D dedirten paneller olmuştu...





Güzel kadın çizme konusu Seijas'ın öne çıkan ayırıcı özelliklerinden biri. Leonard Starr, Stan Drake, Tony DiPreta gibi dönem Amerika'sının "soap opera" türünün önemli çizerlerine benzer becerikli bileklere sahip olmasının avantajıyla kadın çizimlerinin her birini "pin-up kızı" güzelliğinde resmedebiliyor. Hal böyle olunca bu özelliğini Tex okurlarından mahrum etmesi de elbette düşünülemezdi... :) Ha, iyi mi etmiş yoksa baltayı taşa mı vurmuş, ona yazımın sonunda ayrıca değineceğim... 



Geçmiş yıllardaki üretimlerinde arada kullanmışlığı olsa da, kendi simasından karakter üretme konusunda şüphesiz ki vatandaşı Alberto Breccia kadar uzmanlaşmış ve bu yola sıkça başvuran biri değil Seijas. Çizgi romanlarda bu tür sürprizler ve ince göndermeleri keşfetmek beni ayrıca keyiflendiriyor; Lamont kasabasının mesleğinin ilkelerine sonuna kadar bağlı dürüst, amiyane tabirle de delikanlı doktoru Nelson karakterini oluştururken Seijas'ın kendi yüzünü rol-model olarak kullandığını düşünüyorum.





Sonuç Niyetine...

Sergio Bonelli ile Seijas'ın ilk buluşup tanışması 90'lı yılların başında Buenos Aires'teki ünlü 9 Temmuz Bulvarında gerçekleşiyor. Sanatçının o an eli dolu olduğundan, Bonelli'nin yayın takvimi planlaması üzerinden, serinin 2003 yılı 17. sayısı olacak şekilde gönderilecek bir senaryoyu resimlemesi üzerine karşılıklı olarak anlaşıyorlar. Seijas kendisine ulaştırılan Nizzi senaryosunun çizimlerine 2000 yılında başlıyor, arada bazı paneller üzerinde değişiklikler yapılması istendiğinden yeniden tasarladığı toplam 11 sayfa da dahil bir yıl sonra da tamamlıyor, ki bence 240 sayfalık bir yayında bu sayıda sayfanın revizyon görmesi de gayet makul bir oran. Zaten Sergio Bonelli de sunum yazısında gerek Nizzi tarafından senaryoda yapılan ve gerekse kendisinin önerdiği bazı değişikliklerin her yayın aşamasında en mükemmeli yakalama adına hep yapılagelen olağan dokunuşlar olduğundan bahsediyor...

Ama bu 2000 yılında her şeyiyle tamamlanan bir işin niye 10 yıl derin dondurucuda bekletildiğinin cevabını veriyor mu, vermiyor elbette... Bu geçen zaman diliminde Seijas sırasıyla 2005'te Julia'nın 80.sayısı "Moda Cinayetleri",  2007 yıllığı (almanak) "Apaçi Polisi", 2008'de 572.sayı "İl Fuggiasco" (Kaçak) ve 2010'da 598.sayı "La Prova del Fuoco" (Ateş Sınavı) adlı maceraları resimliyor ve Bonelli tarafından da yayınlanıyor. Yani bu  da gösteriyor ki, Lamont'un Sırtlanları"nın üretim sürecinde eğer biri ya da birileri "kırmızı kart" görmüş idiyse bile bu kesinlikle Seijas olamaz.

Tabi ki döneminde olayın muhataplarından biri olması nedeniyle konuyla ilgili Seijas'a   sorulmuş ama o da: "...Sergio çokça kadının Tex maceralarında yer almasından sanırım hoşlanmıyor olmalı"  diye tahmin yürütmekten öte gitmemiş... Muhtemelen gerçek nedeni hep cevapsız kalacak, yürütülen tahminler de spekülasyondan öte bir anlam taşımayacak sıra dışı bir yayın sürecini bünyesinde barındırıyor "Lamont'un Sırtlanları"... Ayrıca kaderin bir cilvesi olsa gerek, Sergio Bonelli'nin de bu albümün yayınlandığını görememesi de son tahlilde oldukça ironik duruyor...
 
***



Eylül 2011 yılında vefat eden Sergio Bonelli için Ernesto Garcia Seijas'ın fırçasından bir taziye çizimi...

aa

Çok güzel bir çalışma teşekkürler
Esse Gesse Hayranı...

DAMPYR

Helena ve Kevin çizimleri çok hoş eskiden çizgi romanlar nekadar güzelmiş ya bide şimdiye bak çizimler iyice bozuldu keşke alan olsada bu tür çizgi romanlar yeniden basılsa ne varsa eskilerde var...

hanac

Mükemmel bir yazı olmuş, emeğine sağlık.