Galiz Kahraman-İhsan Oktay Anar..

Başlatan V, 24 Ocak, 2014, 21:17:51

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

V

Üstadın son kitabını okumaya başlıyorum..Bitince sıcağı sıcağına yorumlarım..

"İstemem,eksik olsun.."

Hayal Kahvem

Alıntı YapÜstadın son kitabını okumaya başlıyorum.....

Ben de okuyorum.  8)  ;)

V

Alıntı yapılan: V - 24 Ocak, 2014, 21:17:51
Üstadın son kitabını okumaya başlıyorum..Bitince sıcağı sıcağına yorumlarım..

Hızla okundu ve beğenildi.İhsan Baba'nın diğer kitaplarından farklı bir roman "Galiz Kahraman"..

Mizah dozu hayli yüksek ve hatta tamamen mizahi bir eser denilebilir rahatlıkla.O yüzden diğer kitaplarını bir tarafa

"Galiz Kahrama"ı başka bir tarafa koymak gerekir değerlendirirken.

Usta "mizah" gibi zor bir anlatım şeklini seçmiş,riske girmiş ama altından da  kalkabilmiş kanaatimce.Her zaman ki gibi felsefesini yapmayı da

unutmamış..

Vasat ama okunması keyif veren bir eser var karşımızda.

Özellikle karakter ağırlıklı bir roman ve bu karakterleri (İdris Amil Hazretleri,Efgan Bakara,Muhtar Lüpen ve Yarma İskender) sevmemek çok zor..

Bir sonraki romanı için çok beklemeyiz inşallah..
"İstemem,eksik olsun.."

kedidiro

 bir yandan elimde okunma sırasını bekleyen kitaplar var, diğer yandan yeni bir ihsan oktay anar romanı... yine de bu kez biraz bekletmeyi düşünüyorum. sonunda keyifli bir okuma olacağına eminim ki sevgili engin'in iletsinden de bu anlaşılıyor...

dean

  Daha önce hiç İhsan Oktay Anar okumadım. Hangi kitabını ilk okumamı tavsiye edersiniz ?

kedidiro

 forumda ihsan oktay anar ve kitapları hakkında bayağı bir muhabbet döndü, dönüyor ama linkini verme becerisinden yoksunum... eminim adminlerimiz bunu halledecektir. ben ise hala ilk kitabı '' puslu kıtalar atlası''nın başyapıtı olduğunu düşünüyorum... ardından '' suskunlar'' gelir...

emre ozdamarlar

Bence siradan git hocam. Ilk kitabini okuyunca gerisini okumamak imkansiz zaten.

dean

Teşekkür ettim arkadaşlar. İlk romanı Puslu Kıtalar Atlasını alıp okuyacağım.

tommikser

Galiz Kahraman'ı hızla okudum ve süratle Gönül-Çelen'e geçiyorum.Kitap için genel düşünceme gelirsek;Engin abime katılıyorum.Kitap neredeyse Vasat.İhsan Oktay,bu kitabında mizaha çok fazla yüklenmesine karşın ben altından tam olarak kalkabildiğini düşünmüyorum.

Genel olarak Aziz Nesin mizahına yakın bir mizah kullanmaya çalışan usta,kelimeler ve anlamlar üzerinden mizah yaratmaya çalışmış.Aslında burada da bir dilemma var.Bu kelime oyunları üzerinden çok ama çok iyi bir yazım çıkarmasına karşın büyük bir hata yapmış.Kavramları anlatmayı ve  mizahı kelimeler üzerinde cambazlıklar yaparak anlatmak istemiş başarmış ama anlatım kaygısını düşünmediği için bu kısımda çuvallamış.Çok fazla kakofoni iç içe geçmiş,anlatmak istedikleri bazen o kadar birbirine girmiş ki aklınızı bir labirente sokup çıkaramadığınız hissine kavuşuyorsunuz.Anlatmak istediği ve mizahla sosladığı şeyler kelimelerin ağdasına fazlasıyla bulanmış ve burada genç dimağları düşünmediğinden ve ya önemsemediğinden büyük bir hataya düşmüş.Tam anlamak üzereyken başka kelimeler başka cambazlıklar sizi düştüğünüz labirentten daha da derine sürüklemiş.

Ben Osmanlıca'ya hatta daha doğrusu eski kelimelere aşina olduğum için hiç sözlük kullanmadan rahatlıkla okudum ve mizahı yakalayabildim.Bu bana hatta keyif de  verdi.Ama siz eğer okur kitlenize gençleri de çekmeyi düşünüyorsanız burada büyük bir hata yaptığınızı düşünüyorum.Bir mizah kitabını elinde lügat kullanarak gençlere okutmak isterseniz bunu başarmanız zor.Sonuçta tarihi bir yazım  veya çok eski bir edebiyat tercümesi yok.Günümüz Türkçesinden bu kadar uzak cümleler ile bu işi yapmaya başladığınız anda burada hata yapmışsınız demektir.Okur bunu okuyup anlamaya ve mizahı yakalama çabasına girdiğinden bu kelimeler yumağının içinde kaybolacağından en sonunda sıkılarak kitabı bıraka bilir.

Okuyucu olarak ben bile bir ara ne zaman bitecek dediğime göre daha az okuyan veya merak eden genç kitleyi yakalayamama durumu bu kitap da hasıl olmuş olabilir.

Bütün bunları geçer isem eh işte diyorum.Aziz Nesin edebiyatına yakın bir mizah öyküsünün başarısız bir denemesi olduğunu düşünüyorum.

V

Mizah çok zor iş.İhsan Bababa'nın yazarken herhangi bir anlaşılma, beğenilme kaygısı güttüğünü zannetmiyorum ki iyiki de öyle.

Konu olarak mistizme ve felsefeye devam etmesinde, mekan olarak Anadolu'yu ve eski İstanbul'u tutmasında, zaman olarak Osmanlı'yı seçmesin de

bence sakınca yok..Ancak mizahı dil olarak kullanacaksa daha gidecek yolu var dediğin gibi..
"İstemem,eksik olsun.."

hanac

İhsan Oktay Anar'ın Yedinci Gün hariç bütün kitaplarını son 1 yıl içinde okudum.

Hepsini çok beğenmiştim ama bu Galiz Kahraman çok kötüydü.

Bakın vasat bile demiyorum, kötü diyorum.

Başkarakterin çok itici olmasının da burada rolü büyük.

Büyük hayalkırıklığına uğradım.


kalidor

Kitabı ben de haftasonu okudum bitirdim. 7. Gün bence müthiş bir girizgahla başlayıp daha sonra üstadın mühendislik ilmine olan tutkusundan olsa gerek teknik kelimelerle çok boğulmuştu. bu teknik kelimeler de genel olarak Osmanlıca ve yabancı dillerden çevrilmiş kavramlar olunca okumak zorlamıştı ama her romanında olduğu gibi 7. Gün'de de romanın ana bir konusu vardı. Galiz Kahraman okuması kolay ve mizah unsurlarını bolca barındıran bir çalışma olmasına rağmen bu ana konudan yoksun olması bence en büyük handikapı. Üstad'ın canını birileri çok sıkmış belli ki. Kitapta edebiyat eleştirmenlerine sık sık geçirmiş. Sanki bu romanı yazmasının ana nedeni de bunlarla alay etmek gibi. Bunu da genellikle Efgan Bakara'nın dilinden yapmış. Roman'ın geçtiği yıllar 1950'li veya 60'lı yılların İstanbul'u gibi ve romanın kahramanı Hasan Abi'nin de dediği gibi itici bir tip. Yani anti-hero felan değil bildiğin zirzopun teki  :D İdris Amil'in tıbbi atık karışımlı köftelerinin kapışılması, 98'lik avukat vb hakkaten eğlenceli bölümler var, bence okuyun  ;)
Crom! Ölüleri Say...