Enter The Void

Başlatan emre ozdamarlar, 15 Aralık, 2010, 21:32:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

emre ozdamarlar

Dun gece Gaspar Noe'nin son filmi olan Enter The Void'i izledim. Beklentilerimi tamamen karsilayan tokat gibi bir filmdi.

Fransiz yönetmenin daha önceki iki filmi "I Stand Alone" ve "Irreversible", fazla detay vermek istemiyorum bu eserler hakkinda ama ikisi de cok sert filmler. Görsel olarak siddet icerseler de, hikayeleri icinde her ne kadar vahsi seyler (detaylica gösterilen bir cinayet veya tecavuz sahnesi) olsa da filmlerin asil gucu verdigi psikolojik rahatsizliktan dolayi geliyor. Etkilerinden cikmak belirli bi zaman aliyor. Izlemeyenler icin sadece bir detay vereyim Irreversible kurgusu itibariyle Memento'yu andiran bir filmdir. Hikaye sondan basa dogru gider.

Gaspar Noe'den asiri kaliteli, asiri rahatsiz edici iki film izledikten sonra 3. film icin de beklentilerim yuksekti. Sagolsun beni yaniltmadi, yine filmden sonra dayak yemis gibi hissediyordum.
Yönetmen bizi bu sefer Tokyo'ya göturmus, uyusturucu ve seks alemlerinin tam kalbine, hem de bu ortamlari cogu zaman oyuncunun gözlerinden izliyoruz, bilgisayar oyunu gibi, bu da filmin gercekciligini fazlasiyla arttiriyor.

Simdiden söyleyeyim cocuklarla izlenebilecek bir film degil, hatta kiz arkadasla/esinizle falan izlenecek bir film de degil.

Derseniz ki ailemizle izleyemiyoruz, cocuklarla izleyemiyoruz, karanlik, depresif, siddet, pornografi iceren filmler niye izleyelim, buna verecek cevabim yok.
Gaspar Noe ya cok sevilecek ya da tam nefret edilecek bir yönetmen.











V


Hizlidan,yavasa;sondan-basa kurgusu, güçlü dramatik yapisi,sarsici öyküsü ile Irreversible
yönetmen Noe'yi gerçekten "farkli" kilan bir filmdi.Begenip-begenmeme ayri bir
degerlendirme konusu ama Noe gerçekten nev-i sahsina münhasir bir yönetmen.Yapmaya
çalistigi seyde de gayet basarili.Sertlikten hoslanan,uç noktalarda gezinen,sarsici öyküler anlatan
bir anarsist.Görsel dili gayet iyi kullaniyor,zor öykülere ragmen inandirici dramatik yapilar olusturabiliyor.

Enter The Void'i erken izleyecegim anlasilan. :)
"İstemem,eksik olsun.."

V


Dönüp bakitigimizda "Herkese Karsi Tek Basina" ve hatta "Dönüs Yok" bile masum kaliyorlar "Bosluga Giris"'in yaninda. :)
Jack Kerouac'in Zen Kaçiklari'mi desem,William S. Burroughs'un Çiplak Sölen'i mi desem.Bu kitaplarin  karakterlerinin
sinema perdesinde deverani var karsimizda.Hayatinda hiç uyusturucu madde kullanmamis birisi "Acaba nasil birsey?" sorusuna
cevap ariyorsa,hiç kendi kendisini zehirlemesin,izlesin bu filmi fikir(kötü fikir,masum deneyim) sahibi olsun.Ya da hiç izlemesin,çünkü filmin görsel dilinin
yarattigi zihin travmasina ugrama riski gerçekten çok yüksek.

Noe bu filmle "Göstermenin zorunlugu,gücü" üzerine adeta essiz bir sinema dersi veriyor.
Daha önce Dönüs Yok'ta gelistirmeye basladigi haraketli kamera akrobasisini,bu filmle zirveye tasimis.

Zen,karma gibi uzak dogu felsefelerine inanir misiniz bilmem ama sinemanin "görsel gücü"
karsisinda egileceksiniz bu filmle..

"İstemem,eksik olsun.."