TÜRK ÇİZERLERİMİZİN ÇİZGİ ROMANLARINDA ESİNLENME ÖRNEKLERİ

Başlatan yunusmeyra, 25 Eylül, 2013, 23:07:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

hanac


yunusmeyra

Alıntı yapılan: yunusmeyra - 04 Kasım, 2013, 22:45:11
   yerli çizgi romanımızda esinlenme örneklerine Suat Yalaz üstadla devam edelim.. aslında "esinlenme" konusunda ve yer yer esinlenmeyi aşan "kopya"lama konusunda kendiyle en barışık çizerlerimizden biridir üstad..bunda ,artık "esinlenme" dediğimiz taklit çizimlerin çok ötesine geçmiş aslında dünya çapında kendine özgün bir çizim ve anlatım stili edinmiş olmasının haklı "güveni" de rol oynar..
   
  Suat Yalaz,çizgi romanlarının dergi olarak yayınlanması sürecinde okuyucuları ile dergi sayfalarında kurduğu diyaloglarda samimi sohbetleriyle bir çok anısını nakletmiştir..kendisine gelen bir çok soruya cevap verirken kendi çizerlik serüveninden örnekler vermiş, etkilendiği sanatçılardan ve onları nasıl "taklit ettiğinden"  bahsetmiştir..(bu sohbetler 1960'lı yıllardaki ilk fasikül yayınlardan,70'li yıllardaki tifdruk baskı-renkli fasikül dönemine,80'lerin başındaki "güneş gazetesi" yayını olarak çıkan büyük boy renkli fasikül serisinden "lal yayıncılığın"  fumetti boyutlarında siyah beyaz baskılarına kadar yer almıştır..)

  tarihi çizgi romanlara o zamanki gazete patronunun (Malik Yolaç) ısrarı ve ünlü tarih ve kahramanlık hikayeleri yazarı Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun tiplemeleriyle  ("dengiz" ve peşinden "kaan"  bant ve sayfaları hazırlayarak..) girdiğinden ve "Karaoğlan" adlı kendi kahramanıyla bugünlere geldiğinden bahseder..(yurtiçi ve yurt dışında daha kısa ömürlü başka tipleme ve serilerde hazırlamıştır..)
   
   buraya alacağımız örneklerde baştan rahatlıkla şunu söyleyebiliriz: Suat Yalaz, dünya çapındaki bir büyük ustanın  Hal Foster'ın  "prince valiant" tiplemesinin karelerini "taklit" ederek çıkmıştır yola.. "dengiz" adlı ilk tarihi kahramanlarının ve peşinden gelen "kaan"ın çizimlerinde bizzat A.Ziya Kozanoğlu'nun önüne getirip koyduğu almanca baskılı "prince valiant"lardan yararlandığını söyler.. "..haydi,"kopya çekerek" demiyelim,ayıp olmasın- esinlenerek Dengiz'in maceralarını hazırlamıştık..Laf aramızda ,daha sonraki ortak çalışmamızın ürünü KAAN'da ve hatta yer yer KARAOĞLAN'da, Hal FOSTER'ın az emeği (!) geçmemiştir.." (bu alıntı "KARAOĞLAN" SAYI:55 lal yayıncılık,"Olcayto ile biz bize sayfası"ndandır..)
.........

Alıntı yapılan: yunusmeyra - 05 Kasım, 2013, 21:17:36
.............................
karaoğlan dostlarının burda vereceğimiz-verdiğimiz örneklerden bire bir haberleri olmayabilir.. yukarıda, yazılarımızda alıntıladığımız gibi "hal foster etkisi ve taklidinden" ,bizzat "üstadın" kendisi bahsediyor..yanlız bunun "niteliği" ve özellikle "niceliği" konusunda ,bilhassa ilk yılların çizimlerindeki uygulamaları hakkında ayrıntıya girmez,çokça da espriyle geçiştirir..tekrar etmek gerekir ki bu sayfaya özellikle ve rahatça yer vererek aldığımız örneklerin sonrasında özellikle 70'ler ve 80 lerde çok özgün bir "karaoğlan" ve onun sanatçısıyla karşı karşıyayızdır(90'larda "yandım ali,çerkez ethem,Atatürk'e suikastlar v.b"de ise artık hem çizim hem anlatım beraber tam bir "özgünlükle" ilerler)... artık kendi "özgün stili" olan ve çizdiği her şeyi ve her kompozisyonu kendi kurgulayan,kendine has "plan" ve aksiyonları kısaca anlatım dili olan bir "auteur" (kısaca komple sanatçı,hem yazar hem çizer ve bunu kendine has özelliklerle yapan kişi anlamında) vardır karşımızda..ve ne yazık ki kopya ve taklit ile yola çıktığı halde bu seviyeye gelemeyen bir çok çizgi roman "sanatçısı" vardır ülkemizde..
...


Alıntı yapılan: yunusmeyra - 06 Kasım, 2013, 20:53:59
Karaoğlan öncesi Kaan –ki  9 maceradan oluşur- ve 1960'ların başlarındaki ilk çizim Karaoğlan (asya kaplanı v.s.) sayfalarında ;Suat Yalaz ,kimi zaman sayfaları tamamen "prince valiant" sayfalarının ve karelerinin taklitleriyle oluşturmuştur..işin ilginç yanı ,bu sıralarda "kopyalanan" sadece desen ve kompozisyonlar değil nerdeyse Hal Foster çizimi maceraların senaryolarındaki olay ve aksiyonlar,daha doğrusu sahneler-bölümler olmuştur..mesela "prince valiant" hikayesinde düşmana kurulan tuzak ve peşinden gelen mücadele sahnesi aynen "kaan" ve "karaoğlan" sayfalarına ithal edilmektedir ,tabii ki çizimlerle birlikte  ;) bu sayfalarda kullanılan çizimler-paneller çok sonraki yıllarda çizilen maceralarda da maceraların can alıcı noktalarında ufak tefek değişiklerle yer alacaktır..
not: beli başlı bazı örneklerden birkaç yayın daha yapıp Suat Yalaz ve kahramanının farklı zamanlardaki diğer "esin!" kaynaklarından örneklerle yola devam edeceğiz..çünkü örneklerin sayısı oldukça fazla  ;) bu örneklerle ilgilenenler için ;Hal Foster'ın kahramanı "prince valiant"ın albümlerinden özellikle ilk 10 albümü edinmelerini önerebiliriz..





Alıntı yapılan: yunusmeyra - 06 Kasım, 2013, 22:31:04
...................
usta gerçekten öyle bir aşamaya gelmiştir ki; "çizimleri kopyalanan,taklit edilen" olmuştur... bu "kopyalama,intihal,esinlenme" v.b. olayları araştırma sebebimiz hem gerçek kaynakları ortaya çıkarmak,hem "esinlenme" çizimleri yapan "sanatçının" serüvenine katkısını araştırmak ve çokça da "kopya" ile yola çıkıp "orada!" kalanlarla , "sanatını ortaya çıkaranları " ayırabilmektir..
   siz de bileceksiniz ki,üstad sonraki yıllar hem kendisi hem de kendisine "resimli roman ajansında" yardım eden çizerler aracılığıyla (metin erginaslan ve daha çokta abdullah turhan vasıtasıyla çizilen sayfalardır konusu geçen..ve kimi zaman sadece çini işini kimi zamanda ,dikkatli gözlerden kaçmayacak şekilde  hem çizim hem çini ve hatta senaryo yazımını devrettiği dönemlerde..) başka "esinleri!" de sayfalarına taşıyacaktır.. ingiliz çizgi romanının efsane çizeri "frank bellamy" başta gelir.. fransız yayınevlerine  hızlı üretilen"kebir" (karaoğlan'ın ,siyah-beyaz cep boy fransızca yayınlanan,kuzey afrika ve kanada'ya da dağıtımı yapılan tipi..) sayfalarında ve "sony ringo"larda rastlanan jean giraud "kopya"larına kadar örnekler sayılabilir..bir dönem victor de la fuente'ye bir dönem hugo pratt'a ise stil ve teknik olarak yöneldiğini (bu sefer kopya değildir gerçekten..)yine kendisi not eder..ama şu bir gerçek ki,hem kendisi hem de sonradan "ajansında" birlikte çalışacakları genç çizerler vasıtasıyla "esinlenilen" kareler her daim olmuş,verdiğimiz örneklerde de görüleceği gibi "hal foster"ın belli plan ve panelleri aynen tekrarla birden çok macerada kullanılmıştır..(karaoğlan zamanında da ::) )
 
  aslında bir çok italyan çizgi romanında ve amerikan "comics"lerde "hal foster" gibi "klasik" olmuş ustaların çizimlerinden kopyalara rastlamak olasıdır..(mesela "esse gesse" üretimlerinde  ;) bunlarıda ara sıra görselleri bir araya getirdikçe sergileriz...
......................................



konumuzla ilgili ilk mesajlarımızda yer alan perspektifi(ki önemli olduğunu düşünüyorum) atlamadan seve seve devam edelim derim  :) Gabby'den güzel örnekler gelmiş zaten
HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

yunusmeyra

bu arada ilk mesajlardaki bir çok görsel "hizliresim" sitesinden görüntülenemez hale gelmiş, tekrar yüklemeye çalışacağım  :-[
yüklendi  :)
HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

yunusmeyra

forum başlıklarımızda biriktirdiklerimizin aramızdaki bilgi alış verişi ve sevdiğimiz, araştırdığımız şeyleri paylaşmanın verdiği haz yanında başka faydaları da olabiliyor; paylaşılan yazı veya görseller bazen bir yüksek lisans tez çalışmasında karşımıza çıkabiliyor örneğin :)




T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ RADYO SİNEMA-TV ANABİLİM DALI
RADYO SİNEMA-TV PROGRAMI

"ÇİZGİ ROMANDAN SİNEMAYA UYARLAMADA
KARAOĞLAN ÖRNEĞİNİN PLASTİK DEĞERLER BAKIMINDAN İNCELENMESİ"

ÖZLEM BAYKUŞ, 2016


164 sayfalık bu teze .pdf dosyası olarak internet ortamından ulaşabiliyorsunuz sanırım. Suat Yalaz ile Özlem Hanım'ın birebir yaptığı röportaja da tez sonunda yer verilmiş.
tezin önsözünde şu satırlar karşılıyor bizi ve ustamız Yalaz'a da katkıları için teşekkür ediliyor:

"Bu çalışmada plastik sanatlar alt yapısına sahip olan Suat Yalaz'ın çizgi romanı ve sineması arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu iki sanat dalının Karaoğlan örneği üzerinden birbirleriyle olan bağları, ayrıldıkları ve birleştikleri alanlar üzerine yoğunlaşılmıştır.

Birinci bölümde çizgi roman konusu ele alınmıştır. Tanımı, tarihsel gelişimi, dünyadaki ve ülkemizdeki varlığı ele alınmış, çizgi romandaki öncü isimlere yer verilmiştir.

İkinci bölümde çizgi romanı oluşturan temel ögeler ele alınmıştır, kompozisyon, yazı-resim ilişkisi vb örneklerle incelenmiştir.

Üçüncü bölümde Suat Yalaz hakkında bilgi verilmiş, Karaoğlan'ın nasıl ortaya çıktığı ve çizgi roman olarak nasıl geliştiği anlatılmıştır. Ardından Suat Yalaz'ın sineması ele alınmıştır. Sinemacı Suat Yalaz'ın kim olduğu ve Karaoğlan filmleri incelenmiştir.

Dördüncü bölümde Plastik ögeler bakımından Suat Yalaz'ın çizgi romanı ve sineması ele alınmış, aynı adlı çizgi romanı ve sinema filmi uyarlaması karşılaştırmalı bir yöntemle incelenmiştir.
Bu çalışmanın kaynağını oluşturan, bana kendisiyle yüz yüze röportaj yapma fırsatı tanıyan, röportajın ardından telefonla ve e- posta yoluyla sorduğum soruları cevapsız bırakmayan, her defasında arşivinden fotoğraflar ileten, değerli bilgilerini, tecrübelerini ve kaynaklarını esirgemeyen Suat YALAZ'a...
"

not: bu çalışması için karaoğlan ve Suat Yalaz hayranları olarak biz de Özlem Hanıma teşekkür ediyoruz...
HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

hanac

Alıntı yapılan: yunusmeyra - 22 Temmuz, 2019, 23:51:45
bu arada ilk mesajlardaki bir çok görsel "hizliresim" sitesinden görüntülenemez hale gelmiş, tekrar yüklemeye çalışacağım  :-[
yüklendi  :)

Bütün resimler Flickr'e yüklendi.

Gabby

Kaldığımız yerden devam; biraz fazlasıyla dünkü örneklerin bu kez  Kaan (Cengiz Han'ın Hazineleri) versiyonu...














Arkası yarın...  :)


yunusmeyra

Gabby eline sağlık  :) dikkat etmişsindir muhakkak, özellikle "kaan"ın ilk macerasında bir çok sayfa Hal Foster çizimi sayfalardan peşi sıra kopyalanmıştır(konu tek tek panel kopyalamanın ötesindedir)... adeta maceranın olay örgüsündeki kimi bölümler(olaylar, sahneler) orijinal "prince vaillant"a uygun senaryolaştırılmış ve çizilmiş gibidir... bu durumda Suat Hocamızın önüne yararlanması için "vaillant" baskılarını koyan A. Z. Kozanoğlu'nun senaryosundaki(tabi böyle bitmiş bir senaryo veya metin var mıdır tartışılmadı bildiğim kadarıyla) özellikle aksiyon bölümleri başta olmak üzere bir çok bölümün "prince vaillant" sayfalarındaki panelleri takip eder tarzda ele alındığı görülür...

Suat Yalaz'ın çeşitli röportaj ve dergilerinde okur mektuplarına verdikleri cevaplardan bildiğimiz kadarıyla ana öyküde Suat Yalaz'ın inisiyatif kullandığı zamanlar olmuş; ancak ustanın elinde bitmiş bir öykü veya senaryo metni mi, günübirlik geliştirilen bir anlatı özeti mi olduğunu ben tam olarak bilmiyorum. ve hatta, Kozanoğlu'nun anlatının taslağını verip, bazı dönüm noktalarını planlayıp, geri kalan senaryo ve çizgisel anlatımı Yalaz'ın oluşturduğu bir şekilde mi çalıştıkları da sorulabilir? Suat Yalaz'ın ne ölçüde özgür davrandığı da bir muamma... ancak şunu öncelikle teslim etmek gerekir diye düşünüyorum: özellikle "kaan" dönemi(ve özellikle de ilk macera) gerçekçi anatomi ve üslûp kullanımı, tarihi macera türünde çizgi roman anlatısını oluşturma açısından ustanın yoğun olarak çalıştığı, taklit ettiği ve araştırdığı dönemdir. önceki yıllarda çizdiği "Attila'nın oğlu Dengiz" bandında da aynı çabanın ilk örnekleri görülür. bu arada bence ustanın sürekli atlanan ve bahsi açılmayan(sanırım "mizah" türünde olduğu ve karikatür tarzı deformasyonlarla ele aldığı bir iş olduğu için) "tarzan" parodisi denilebilecek çizgi roman maceraları da(1956 ve sonrası "dolmuş" dergisinde çizdiği ) ayrıca ve önemle ele alınmalıdır("tarzan"ın ilk maceralarını senarist Bülent Oran'ın yazdığını da ekleyelim). çünkü bu maceralardaki panel ve sayfa düzenlemeleri, panel içini ve balonları düzenleyişi avrupa çizgi romanı dışında amerikan "comics" ekolünü de takip ettiğini bize fısıldar. akla gelebilecek 1959 öncesi diğer bir kaç bandında("yandım ali"," mayk hammer" gibi) gerçekçi bir çizgi tarzı kullandığını unutmamakla beraber; "kaan"daki bir çok sayfa ve panelin "kopya" olma özellikleri yanında, Yalaz'ın çizerlik yılları açısından  ilk defa bu kadar büyük bir ilgiyle ve emekle ele alınan sayfalar olduğu görülecektir...

son bir not: unutmayalım ki Suat Yalaz yukarıda bahsi geçen bant ve sayfaları çizdiği yıllardan önce ve sırasında(hatta karikatür telifleriyle geçindiği bir dönem boyunca) bazı dergilere özgün ve yine gerçekçi tarzlarda illüstrasyonlar(kapak, vinyet) hazırlamıştır;desen anlamında pek çok dönem arkadaşının kıskandığı(Oğuz Aral meselâ) bir yeteneğe sahiptir
HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

Gabby

Alıntı yapılan: yunusmeyra - 30 Temmuz, 2019, 23:24:34
...Suat Yalaz yukarıda bahsi geçen bant ve sayfaları çizdiği yıllardan önce ve sırasında (hatta karikatür telifleriyle geçindiği bir dönem boyunca) bazı dergilere özgün ve yine gerçekçi tarzlarda illüstrasyonlar (kapak, vinyet) hazırlamıştır; desen anlamında pek çok dönem arkadaşının kıskandığı (Oğuz Aral meselâ) bir yeteneğe sahiptir





Çizim yeteneği konusunda yazdıklarına katılıyorum yunusmeyra ve hatta lafta kalmasın diye de yazımın başına örnekliyorum. Karaoğlan'lı ilk panel ile Baybora'lı panel örneklerinde olduğu gibi, siyah çininin farklı oranlarda inceltilerek suluboya tekniğiyle fırça kullanılarak oluşturulan çizimlerden veya hemen yanındaki  klasik tek boyutlu çizgiroman resimlemelerinden Suat Yalaz'ın yumuşak ve rahat bileklere sahip olduğu ortaya çıkıyor.

Amma velakin, işçilik kalitesi ve seyir zevki yüksek bu işler, Üstad'ın arada aşka gelerek döktürdüğü macera aralarına serpiştirilmiş  nadide güzel sürprizler olarak kaldı. Keşke tadı damakta kalan bu çizimler serinin bütününü kapsayabilse ve aceleye getirilmiş aşağıdaki versiyonlar -nazar boncuğu niyetine- sınırlı sayıda olabilseydi ama her nedense tam tersi oldu...





Alıntı yapılan: yunusmeyra - 30 Temmuz, 2019, 23:24:34
...dikkat etmişsindir muhakkak, özellikle "kaan"ın ilk macerasında bir çok sayfa Hal Foster çizimi sayfalardan peşi sıra kopyalanmıştır (konu tek tek panel kopyalamanın ötesindedir)...


Evet ama ustalık dönemi olmaması ve yoğun alıntılara rağmen, çizgi kalitesi anlamında çok inişli-çıkışlı panel neredeyse yok gibidir. Ben Kaan'ın bu anlamda kendi içinde bir standardı olduğunu düşünüyorum. Okur olarak benim asıl takıldığım, bu kolaycılık veya esinlenmenin ustalık dönemi eseri olduğu halde Karaoğlan'da da niye sürdürüldüğünden ziyade, "tamam madem klonlandı ama bari en azından hepsi aşağıdaki gibi Suat Yalaz kalitesinde olsaydı" hayıflanmasıydı... çok mu ironik mi oldu?  :)




Alıntı yapılan: yunusmeyra - 23 Temmuz, 2019, 01:08:09
...forum başlıklarımızda biriktirdiklerimizin aramızdaki bilgi alış verişi ve sevdiğimiz, araştırdığımız şeyleri paylaşmanın verdiği haz yanında başka faydaları da olabiliyor; paylaşılan yazı veya görseller bazen bir yüksek lisans tez çalışmasında karşımıza çıkabiliyor örneğin :)


Neyse, sonuçta döneminde gerçekleşmiş ve nihayetlenmiş olaylar üzerine durum değerlendirmesi bizimki. Daha önce yazacaktım ama hem araya bayram girdi hem de bu sıcak havalarda arşivimdekileri düzenleyip sunuma hazır hale getirmeyi gözüm pek yememişti. Dediğiniz gibi, belki konu sıkıntısı çeken bir tez öğrencisine karınca kararınca yardımı olur, olmadı  benim gibi çizgiroman tarihimizin mutfağına meraklı ve dip tortularından haz alanlara keyif verebilir düşüncesiyle -forum görsellerini güvenli şekilde arşivleyen hanac'ın affına sığınarak- birkaç örnek daha.  :)


***