TÜRK ÇİZERLERİMİZİN ÇİZGİ ROMANLARINDA ESİNLENME ÖRNEKLERİ

Başlatan yunusmeyra, 25 Eylül, 2013, 23:07:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

yunusmeyra

 usta`nın, "giraud" alıntılı "sony ringo" çalışmaları son yıllarda konuya ilgi duyan avrupalı çizgi roman dostlarının da ilgi alanına girdiğinden, fransa`da yayınlanan Suat Yalaz "western"lerindeki "esinlenmeler" , yabancı blog ve forum sayfalarına da taşınabilmekte...aşağıda bunlardan bir örnek var...



tabii frankofon diyarların fan`ları, kendi blog ve sayfalarında buna benzer pek çok konuyu paylaşıyorlar...  "pulp" çizgi romanlara meraklı bazı fransız fan sitelerinde ve blog adreslerinde "sony" ve "ringo"lar dahil, "kebir", "changor" gibi diğer Yalaz imzalı fasiküllere; özellikle "erotik" çalışmaların "taranmış" dijital örneklerine de rastlamanız mümkün. ilginç içeriklerle ( "cangıl" da , "uzay" da geçenler olduğu gibi,  "korku ve suç" türünde olanları da vardır) hazırlanan bu "erotik" üst başlığına dahil edeceğimiz çalışmalarda, Yalaz imzasına rastlamayız: " gi-toro, jimmy toro..." vs gibi imzalar vardır...bu çalışmaların bazılarında balon yazılarından kapaklara, iç sayfa çizimlerine kadar Yalaz tarzı "net" olsa da, bazılarının sadece taslak veya kurşun kalem çizimlerini yapmış kalan çalışmaları fransa`da ki stüdyosunun ispanyol,italyan ve fransız ressamları tamamlamıştır...hatta yan ressamların çizdiği, "kebir", "ringo" maceraları veya sayfaları vardır (zorro serisinde kapak çizerliği ve metin yazarlığı varken,sayfaları başka ressamlar çizmişlerdir... yurtdışında beraber çalıştığı ressamlardan; güneş gazetesi`ne hazırlanan bazı maceraların çiziminde de çalıştıkları olmuştur)... röportajda ,"erotik" çalışmalar konusunda Yalaz,  Ahmet Yüksel`e şunları söylemiş:

"GÖLGE: Fransada ki günlerinizde GiToro, Jimmy Toro ve Kimm müstehar isimleri ile çizdiğiniz kimi erotik,kimi korku ve bilim kurgu çizgi romanlarınız var, bunlardan biraz bahseder misiniz...
Suat YALAZ: Bunlar cep kitaplarının ressamı. Erotik olunca adımı, Suat Yalazı böyle seksüel şeylere bulaştırmak istemedim. Karaoğlan ile bağdaştırılsın istemedim."



"Seks aletleri görünürse, adiliğe kaçarsa o zaman prn olur. Bu çizilenler erotik. Erotik pornonun zarif olanı. Mesela Manara diye büyük bir çizgi romancı var. Bu adam safi erotik çizgi roman yapmış. Güzel kızlar, yatak falan. Göstermeden yatakta sevişen ve pozisyonlar yapan Manara'nın kızları. Bunlar erotik. Meşhur çizgi romancı Victor de la Fuente'yle telefonla konuşurken "İşler kesat, erotik şeyler yapmak zorundakalıyoruz" dedim. "Ben de yaptım zamanında" dedi. Onun Mortimer diye kovboy dizisi vardı cep kitabı olarak orada da sürekli yatak sahneleri şunlar bunlar. Playboy dergisinde Erotizim ve Karaoğlan diye bir yazı yayınlandı. Orada Karaoğlan dergilerindeki kızların çıplak görüntüleri. İki kız alt alta, üst üste kavga sahnesi.Türkiye'de meme göstermiyoruz ama tam limitte elbise. Güzel kadın bacakları. Bunlar insanın dinamosu. Erotizim insanı hızlandıran dürtüdür. Erotizm olmadan yaprak kımıldamaz."


HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

yunusmeyra


(soldan sağa) Albert Uderzo, Jean-Michel Charlier ve René Goscinny


"Birgün Blueberry'nin yazarı Jean-Michel Charlier'den bir Türk prodüktörü olarak randevu aldım,kitabını film yapmak istediğimi söyledim. Şanzelize'de bir kafede randevulaştık. Beni Dargaud yayınevine bürosuna çağırdı opsiyon anlaşmasını yapmak için. İçeri girdim, muazzam bir salon, uzun bir masa,adamın bürosu bir kat neredeyse. Koltuklar, kanepeler muhteşem. Bir baktım adamın masasının kenarındabenim Ringo mecmuaları üst üste sıralanmış duruyor. "Hayrola, benim dergiler ne geziyor orada? Yoksabeni mahkemeye mi vereceksiniz biraz Gir'den manzaralar yürütüyorum diye" dedim. Adam anlayamadı.Karşısında film prodüktörü olarak gelmiş genç bir adam var bir de yanında Ringo'nun mecmuası. Ne alakasıvar bu adamla resimli romanın diye anlayamadı. Bir tanesinin kapağını açtı, baktı "Öyle ya, Suat Yalaz.Sizsiniz" dedi. "Evet" dedim. "Hiç fark etmedim" dedi. "Niye duruyor bunlar masanızda, mahkemeye vermeyimi düşünüyorsunuz?" dedim, "Hayır! Sizin westerne çok farklı bir bakış açınız var, oradan dikkatimi çekti" dedi.Çünkü benim westernimi Fransa'nın bir numarası olan Blueberry ile karşılaştırdığımızda benim tekstlerim onun tekstlerinin üçte biri. Blueberry'in balonlarının içinde o kadar çok yazı var ki, benim balonlarımsa çok daha rahat. Blueberry'in metinleri doyurucu ama son derece yorucu, bıktırıcı. Ben o metinleri o kadar hafifletmişim ki Ringolarda, benim Karaoğlanlar da öyle. Metinler kısadır, gerekmedikçe uzatmam, sadece tarihi bilgi vermek için uzatırım, o da olmazsa sayfanın altına dip not olarak eklerim. Benim metinlerim son derece az ama özdür. Büyük efsane adam Jean-Michel Charlier benim anlattığım kadar kısa şekilde anlatamıyor. Adamın oradan dikkatini çekmiş." (1970`li yıllar...)


Yalaz, bu röportajda (gölge e-dergi`deki metnin tamamında...) artık "seksenli yaşlarda" bir "üstad" olarak kendiyle daha barışık konuşuyor (evet hala "Kartal Tibet takıntısı","karaoğlan tv dizisi ve son çekilen sinema filmi olmadı" üzüntüsü,Cantek`in kitabına sempatisi ve aynı anda kızgınlığı sürüyor... ) , bir çok yerde kendini keyifle "alaya" bile alıyor...tabii usta`nın,"Türkiye'de çizgi roman nerede ise Suat Yalaz ile başladı. Benden önce çizgi roman diye bir sorun yoktu.(röportajdan)" tipinde, bilenlerin yadırgamadığı "ego"su da aynı bu arada...


Levent Cantek`in, karaoğlan üzerine olan kitabından, sayfa 77`den kısa bir kaç örneğide bu vesileyle hatırlayalım:
"elimize geçen yabancı bir malzemenin yardımıyla bu sayıda okumaya başlayacağınız "ölüm yoldaşı" adlı romanımızı hazırladık" (ölüm yoldaşı-1964) Cantek`in kitabından alıntıladığımız "dipnotun","biz bize" sayfasındaki orjinalini merak edenler için(altta)...
ara not: Yalaz`ın okurlarıyla sıcak sohbetler kurduğu bu sayfalar bir güzel gelenek halini almıştı...bir çok serisinde devam etti...

HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

yunusmeyra

"rafta tozlanmış bekleyen bir ingiliz ressamın hazırladığı hikayesi kötü, resimleri pek güzel bir eserini önümüze aldık. kestik, biçtik, ekledik, çıkardık; derken "şeytan`ın çakalları"nı ortaya çıkardık" (şeytan`ın çakalları-1965)

Cantek`in kitabında yeralan üstteki  dipnot için aşağıdaki görseli hazırladık ve sorduk: "bir yabancı çizgi roman sayfasından kaç yerli sayfa çıkar?" Frank Bellamy`nin orjinal sayfasından yararlanılarak  çizilen maceranın (şeytanın çakalları) ilgili sayfalarını da alta koyduk... (bu konuda Gabby`nin daha önceki bir mesajda kullandığı Bellamy sayfasını tam olarak kullandık...)



sadece Suat Yalaz değil, "Yalaz`ın stüdyosu"nda ( o sıralar bu stüdyonun bileşenleri: Suat Yalaz, Abdullah Turhan, Öktemer Köksal, Metin Enginaslan...) özellikle yukarıda bahsi geçen iki macerada, "Frank Bellamy`nin sayfaları"ndan bol bol esinlenmişlerdir o yıllarda ( Suat Yalaz bu konuya da izah getirmeye çalışır kimi zaman : karaoğlan`ın haftalık fasiküllerine  ve gazeteye çalışılan bir dönemde; "kesintisiz"  yinelenmek zorunda olan,günlük 3-4 sayfa yeni çizime ihtiyaçları vardır!)

not: buraya yazdıklarımızda, alıntılarla yararlandığımız Suat Yalaz röportajı için Ahmet Yüksel`e bir kez daha teşekkür ederiz. Levent Cantek`in kitabını okumayanlar için; iyi ve canlı bir Yalaz portresi çizmesi sebebiyle, öne alınarak okunması ayrıca tavsiye olunur
HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

Levent Suberk

Bu güzel yazı ve foruma aktardığınız  röportaj için teşekkürler.

yunusmeyra

Alıntı yapılan: Levent Suberk - 08 Şubat, 2017, 08:46:09
Bu güzel yazı ve foruma aktardığınız  röportaj için teşekkürler.
teşekkürler bizden  :)
kitap, dergi,e-dergi, fanzin ve sohbetlerden; başlıklarımıza değen ve çizgi romanla ilgili olan her şeyi, zaman buldukça ve yeri geldikçe paylaşıyoruz (haber değeri yoksa ve tamamını almak zorunlu değilse copy-paste yapmadan,okuyacak dostları haberdar etme kaygısıyla, yazı veya çalışmanın önemini vurgulayarak yapmaya çalışıyoruz) hepimiz... Ahmet Yüksel`in röportajı böyle değerli bir çalışmaydı hatırlansın istiyoruz, keza Cantek`in kitabı hala bir başvuru kaynağı...

ancak farkındaysak çizgi roman kültürüyle ilgili ne kadar az şey üretiliyor : ansiklopedi, araştırma kitapları, derleme yazı ve makaleler, anı ve röportaj kitapları ile biyografiler ne kadar "az" ( aslında ne kadar "yok")...fan magazin ve yayınlarımız bile neredeyse yok... halbuki biraz araştırınca, paylaşınca, sorgulayınca "yapılanlar"ın bile eksikleri ve yetersizlikleri göze çarpıyor. evet, çizgi romana atfedilen değer ve yapılan çalışmaların tarihi, amerika ve avrupa açısından bile yeni sayılır (kültür tarihi vb. alanlarda son 50-60 yıl nedir ki),ancak "onlarca" kitap,derleme, ansiklopedi  vs el altında olmalı ki ülke çizg romanı da kendi birikimini, nereden gelip nereye gittiğini sorgulayabilsin...yabancı telifli kitap ve ansiklopediler yayınlanmalı ki dünya çizgi romanının tarih ve ürünlerinin farkına varalım... çizgi romanın "kültürel" olarak da ayakları yere bassın...kısaca çizgi romanlar kültürümüz de"sözün" uçtuğu, kişisel ilgi ve birikimlerin "tek kaynak" kabul edildiği dönemden ileri taşınsın...hep diyoruz ya, "çok dergi olmalı, çok kitap olmalı, ilgimiz ve meraklarımız yönünde çok yazılar yazılmalı"... çünkü "bilgi" dediğimiz, birikerek "var" oluyor, "rafine"leşiyor... karşılaştırma olanağı bulduğumuzda; "tanımlayabiliyor" ve gerçekten bilerek "sahiplenebiliyoruz" da...

onun için, yazalım ve paylaşalım...evet,elimizden geldiği kadar... "keyfimize göre, heyecan duyduğumuz kadar, bildiğimiz kadarıyla"... hep "farklı" bilen, farklı "gören" olacak... bir gün önce yazdıklarımız ve beğenilerimiz, yeni günde yazılan veya söylenenlerle "karşılaşmalı" hep...
çizgi romanda da artık, her şeyi bilen "bir bilen"lere değil, "bilgi"nin kendisine ve onu samimi olarak üretip, çoğaltabilen, paylaşabilen bir çok "bilen"lere ihtiyacımız...buralarda paylaştığımız her "cılız şey"-bize keyif vermesinin yanında- bu yöndeki muhabbetlere, yazılara ve çalışmalara da "merak" doğursun, "cesaret" versin istiyoruz...

şu anda yazılmış sınırlı sayıdaki  kitaba, ansiklopedi veya "araştırma"ya "şükran" duyuyoruz...fakat forumlarda, blog ve fanzinlerde paylaşılanlarla, yeni yazılarla ortaya konanlarla görüyoruz; acilen "yeni çalışmalara" ihtiyacımız olduğu da bir gerçek... meraklıları farkediyor sık sık; gün geçmiyor ki "şu yazılan yanlışmış, eksikmiş, bir de şu varmış..." denmesin...
not: bu konuları bir başka başlık açıp konuşmak ve "örneklendirmek"  gerekecek...
HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

Levent Suberk

Sizin direnfransabelçikaekolü konusuna yazdığınız Türkçe çevirilerdeki sorunlarla ilgili bir yazınız vardı. Bu konuda örneğin Türkçe Çeviri Sorunları adında bir alt başlık açılırsa bu konuya da değinmeli.


yunusmeyra

sizin verdiğiniz linkteki haberin olduğu yıl, Kudret Sabancı`nın filmi de vizyondaydı...aynı günlerde bu röportaj haricinde, üstadın bir de toplamı 3 bölümden oluşan ve "Suat Yalaz Karaoğlan`ı anlatıyor" videolarını izlemiştik:
https://www.youtube.com/watch?v=wa7wTWJ-u3k

üstad karaoğlanı mı anlatır, filmleri mi anlatır yoksa döne döne  Kartal Tibet`e ve filmcilik camiasına (yeşilçam) "hesap" mı sorar anlayamayız... Cantek`in kitabında da, Yüksel`in röportajında da ve geçmiş senelerde karaoğlan dergileri sayfaları dahil, yazılmış bir sürü yazıda da bu "öfke" ve "takıntı" devam eder...  nerdeyse her şeyin, Yalaz`in hayatında kötü giden her şeyin sorumlusu Tibet`tir  :o yani bugün gişe yapan bir "rejisör"ümüz yoksa ve Yalaz "o rejisör" olarak bu yaşlara gelemediyse sorumlu bellidir  :-X

en ilginci ve Yalaz`ın aslında hiç saklamadığı gerçek; her ne kadar "karaoğlan" benim çocuğum gibidir" dese de, tam olarak kastettiği bizim hayallerimizi süsleyen,maceralarını heyecanla okuduğumuz çizgi roman değildir aslında... o hep "filmci", "rejisör" olmak ve öyle anılmak istemiştir. şöyle der pek çok kere :

"Oldum olası Dünya'yı dolaşma isteği vardı bende. Daha gencecik bir karikatüristken
Altan Erbulak benimle bir röportaj yapmıştı "En büyük hayalin ne?" diye sormuştu. Dedim ki "En büyük
hayalim prodüktör, rejisör olmak ve Dünya'yı dolaşmak"

.............................
"Resimli roman çizmeye fazla tutkun değilim. Aklım fikrim sinemada. Ben diyorum ki biri gelsin alsın benden bu yazmayı çizmeyi, ben de sinemayla vakit geçireyim."
.................................
"Turhan Selçuk devamlı çizgi ile yaşadı. Ben devamlı çizmek için yaşamadım, ben devamlı ekmek parası
için çizdim. Aklım fikrim sinemada, prodüktör olmaktaydı, rejisör olmaktaydı. Onun için benim çizgi
romancılıkta Turhan'dan sonra başlamamın nedeni, ille de bir yerde çizeyim diye hevesim olmamasından
Turhan Selçuk gece gündüz yemez içmez çizerdi. Ben zaten sinemaya olan tutkumdan dolayı çizgiye o
kadar bağlanmadım."


not: yukarıdaki alıntılar da Ahmet Yükel`in "gölge" e-dergi,sayı:94`teki röportajından : https://issuu.com/golgedergi/docs/g__lge_e-dergi_temmuz_2015_say___94

kişisel bir not: benim için Suat Yalaz, hala "güneş gazetesinde"(en hayranı olduğum çizgilerin dönemidir) ve aynı gazetenin yayınladığı fasiküllerinde okuyarak tanıştığım, "karaoğlan" çizgi romanlarının yazarı ve çizeri, bir "büyük usta"dır...
HULK DEĞERLİ BİR KAHRAMANDIR!
HSD YENİ ÜYELERİNİ BEKLİYOR

Levent Suberk

Alıntı yapılan: caretta - 11 Ocak, 2017, 22:53:41
   Bahsettiğiniz kopya Kaptan Swing Türk çizerler tarafından 27 adet yayınlanan Kaptan Swing'lerden birisi olabilir.Zamanında Kinova'nın da kolaj ve kopya çizimleri de yayınlanmıştı.

Kopya Kaptan Swing'leri bulamadım. Bir liste veya kapak resimleri gönderebilirseniz iyi olur. Hangi maceraydı merak ettim ama bulamıyorum. Yıllar geçmesine rağmen ilk kare aynen aklımda, Kaptan Swing bir tepede Mister Blöf ile duruyor ve aşağıya bakıyorlar, aşağıda kale görünüyor, kalenin kenarında da göl vardı.

caretta

Kaptan Swing dergilerim eski evimin müştemilatında.Bulmak,hangi sayılar olduklarını
çıkarmak da kolay değil.Türk çizimi Kaptan Swing'ler sadece İlhami Alpagut'un 415
fasiküllük serisinde yayınlandı.İlk kare için not aldım.Sıcaklar geçince bir sayım,tertip
yapmayı düşünüyorum.Ancak o zaman bakabileceğim.

Dr.ArAmAS

esinlenmek = araklamak gibi bir açıklama mı yapmak lazım bilmiyorum ki...

Levent Suberk

Alıntı yapılan: caretta - 07 Ağustos, 2017, 20:03:22
Kaptan Swing dergilerim eski evimin müştemilatında.Bulmak,hangi sayılar olduklarını
çıkarmak da kolay değil.Türk çizimi Kaptan Swing'ler sadece İlhami Alpagut'un 415
fasiküllük serisinde yayınlandı.İlk kare için not aldım.Sıcaklar geçince bir sayım,tertip
yapmayı düşünüyorum.Ancak o zaman bakabileceğim.

Teşekkürler.

darkwood

Alıntı yapılan: caretta - 07 Ağustos, 2017, 20:03:22
Kaptan Swing dergilerim eski evimin müştemilatında.Bulmak,hangi sayılar olduklarını
çıkarmak da kolay değil.Türk çizimi Kaptan Swing'ler sadece İlhami Alpagut'un 415
fasiküllük serisinde yayınlandı.İlk kare için not aldım.Sıcaklar geçince bir sayım,tertip
yapmayı düşünüyorum.Ancak o zaman bakabileceğim.

Türk çizimi Swingler ayrıca Hoz Comics'in bastığı Swing külliyatının son cildi olan 81. cilt sayısında da yayınlanmıştır.
Bilginize.
Darkwood Sakinleri..

Gabby

Alıntı yapılan: yunusmeyra - 06 Kasım, 2013, 20:53:59
...Suat Yalaz ve kahramanının farklı zamanlardaki diğer "esin!" kaynaklarından örneklerle yola devam edeceğiz..çünkü örneklerin sayısı oldukça fazla  ;)

Alıntı yapılan: yunusmeyra - 08 Şubat, 2017, 04:09:59
...evet,böyle demişiz...yola devam edelim o zaman  ;)















...benzer şekilde sürüp gidiyor; yola devam mı,  tamam mı? :)

Nightrain

Hangi çizgi romandan araklamış? Esinlenme falan değil düpedüz kopyala/yapıştır yapmış.
"Bu yıldızı çok mu istiyorsun Heatie? Al ye o zaman!"