Bir Bakışta 2019 - FUMETTI/MANGA

Başlatan afu, 22 Ocak, 2020, 16:15:43

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

seastar1000

En başta AFU beye seslenmek istiyorum ellerinize sağlık emeğinize sağlık yaptığınız bu aylık yıllık incelemeler ilerde söktörle ilgili kitap tez vs lerde hep kullanılacak görünce kıvanç duyarsınız
Sabah sabah bi baktım konu nerelere gitmiş dünyamızda herkesde var herhalde öyle değil böyle olmalı söylemi bizim forumda da var
İyide bazen hatta herzaman kırıcı zorlayıcı hatta gereksiz oluyor lütfen okuyabılıyorsanız tekrar okuyun yazdıklarınızı sayın üyeler konu nereden nerelere gitmiş ben söylüyorum şurada söyle yayınlanmıştır budur şudur
Yani hakketen doğru olsa da ki doğrudur ama iş konuyu sakız gibi uzatmak oluyor
Ben şahsım adına forum adına uygun bulmuyorum Belirtmek istedim
Bu arada uygun bulmuyorsan okuma geç diyen olursa bi daha ki sefer olan polemikde öyle yaparım

Bilal ceylan


ZGeralt

Ekol kelime kökeni Latince Schola'dan gelir, dilimize de Fransızca ecole kelimesinden geçmiştir. Okul anlamına gelmektedir.

Antik Yunan'da düşünürlerin veya takipçilerinin kurduğu "okullar" vasıtasıyla o düşünce biçimi, sistemi veya uygulaması öğretilir ve takip edilirdi. Yani bir ekolden bahsetmek için belirli kalıplardan, diğerlerinden ayrılmış şablonlardan bahsedebilmek gerekir. Çizgi Roman'da ekol deyince de bunu anlamalıyız. Örneğin futbolda bile ekoller var, oyuncu yetiştirme biçimi ve oyunu oynama tercihlerine göre şekilleniyor. Hollanda ekolü (total futbol) denilince aklımıza gelen oyun stili ile Alman ekolü deyince aklımıza gelen oyun stili aynı şeyler değil ama ikisi de futbol tabi ki.

İşin teknik kısmı için Devrim Kunter'in güzel bir yazısı mevcut :

https://kahramangiller.com/cizgi-roman/adim-adim-cizgi-roman-1-ekoller/

Bu "şablonların" hiç birine uymayan eserlere de genellikle "bağımsız çizgi roman" denilmekte. Amerikalıların bağımsız dediği şey ise aslında Marvel/DC dışında kalan tüm yayınevleri. Ferzan'ın dediği gibi onlar da "comics" aslında ama eskiden ana dağıtım ağının dışında oldukları için "indie" demişler. Amerikalılar, gayette rasyonel sebeplerle, ana akım ticaretin dışında kalanlara bağımsız diyor, 6 büyük film stüdyosu dışında çekilen filmlere dedikleri gibi.

Alıntı YapBir de Fransiz-Belçika çizgi romanlarına frankofon diyenler tam evlere şenlik.

Buna katılmıyorum sevgili memospinoz. Buradaki günlük konuşma dilinde kısaltma, referans aldığı kelimeler ve referans ettiği şey ile gayet ilintili. Biri bana frankafon çizgi roman dediği zaman neyi anlatmak istediği, neyin kısaltması olduğunu anlıyorum.

Son olarak, ben tartışmaların her zaman bir topluluğu ileri götürdüğünü düşünürüm, yeter ki polemiğe dönüşmesin. Belki tercih edilen kelimelere biraz dikkat edersek - hepimiz için geçerli - daha olumlu etkisi olur diye düşünüyorum.



AU4

Elinize, emeğinize sağlık Afu Bey. Bütün diğerleri gibi çok güzel bir çalışma olmuş.

Gabby

"Fransiz-Belçika çizgi romanlarına frankofon diyenler tam evlere şenlik" vurgusu dikkatimi çekti, başlık kendi içinde oldukça enteresan bir yöne evrilmiş... :)

memospinoz

Alıntı yapılan: seastar1000 - 24 Ocak, 2020, 07:08:35
En başta AFU beye seslenmek istiyorum ellerinize sağlık emeğinize sağlık yaptığınız bu aylık yıllık incelemeler ilerde söktörle ilgili kitap tez vs lerde hep kullanılacak görünce kıvanç duyarsınız
Sabah sabah bi baktım konu nerelere gitmiş dünyamızda herkesde var herhalde öyle değil böyle olmalı söylemi bizim forumda da var
İyide bazen hatta herzaman kırıcı zorlayıcı hatta gereksiz oluyor lütfen okuyabılıyorsanız tekrar okuyun yazdıklarınızı sayın üyeler konu nereden nerelere gitmiş ben söylüyorum şurada söyle yayınlanmıştır budur şudur
Yani hakketen doğru olsa da ki doğrudur ama iş konuyu sakız gibi uzatmak oluyor
Ben şahsım adına forum adına uygun bulmuyorum Belirtmek istedim
Bu arada uygun bulmuyorsan okuma geç diyen olursa bi daha ki sefer olan polemikde öyle yaparım

Polemik, belirli bir inanç ile ilgili gerçeğin ortaya çıkartılması veya tam aksine inanç kurmaya, oluşturmaya yönelik tartışılan argümandır. Polemik genellikle siyasi, bilimsel, edebi konularda sert tartışma, zıtlaşma ve münazaa şeklinde gerçekleşir. Bu tür yargılama sanatı veya uygulamalara da polemik denilir.
Görüldüğü üzere polemik kötü bir şey değil. Kırıcı olunacak bir durum da göremiyorum. Tartışma olmayacaksa forum niye var ki?
forum
/.'./
ad
1.
TARİH TERİMİ
Eski Romalılar çağında, Roma'da ve öteki kentlerde, yurttaşların, kamu işlerini konuşmak için toplandıkları alan.
2.
bir konuda düzenlenmiş olan, konuşmacıların yanı sıra dinleyici durumundaki kimselerin de söz alabildiği toplantı.

memospinoz

Alıntı yapılan: Gabby - 24 Ocak, 2020, 14:13:54

"Fransiz-Belçika çizgi romanlarına frankofon diyenler tam evlere şenlik" vurgusu dikkatimi çekti, başlık kendi içinde oldukça enteresan bir yöne evrilmiş... :)

Alıntı yapılan: ZGeralt - 24 Ocak, 2020, 09:50:44
Buna katılmıyorum sevgili memospinoz. Buradaki günlük konuşma dilinde kısaltma, referans aldığı kelimeler ve referans ettiği şey ile gayet ilintili. Biri bana frankafon çizgi roman dediği zaman neyi anlatmak istediği, neyin kısaltması olduğunu anlıyorum.

Frankofon, Fransızca konuşan kimse için veya çoğunluk olarak Fransızca konuşulanlara verilen isimdir. Ayrıca Uluslararası Frankofoni Örgütü adında Fransızca konuşan ülkelerin oluşturduğu uluslararası bir birlik vardır.
Konu, burada kullanılan kelimenin çizgi roman okurunun zihninde oluşturduğu imgeden ziyade kelimenin doğru kullanılıp kullanılmadığı. Sadece Fransız ve Belçika çizgi romanlarına frankofon denilirse bu yanlış ve/veya eksik bir tanımlama olur kelimenin anlamına göre. Bu durumda örnek olarak Senegal çizgi romanı da frankofon olur. Anlatmak istediğim buydu. Fransızca kitaplar, çizgi romanlar, sinema, müzik vs. hepsi Frankofon kültüre aittir. Umarım anlaşılabilmişimdir.

memospinoz

Alıntı yapılan: ferzan - 24 Ocak, 2020, 03:31:11
    @memospinoz

    Vay canına, mevzu nerelere gelmiş de bazı adlandırmalardan ötürü meğer ne büyük eşeklik etmişiz...

    Mümkün mertebe kısa kesmeye çalışacağım mevzunun bu denli saçma sapan bir şekilde uzamaması için...

    Öncelikle, kategorize etme hastalığından ötürü bir durum yok...Nasıl ki dünya üzerinde genel bir insan ırkı yaşıyorsa ve bunlar siyahi ırık, beyaz ırk ve saire diye çeşitlendikten sonra coğrafi bölgeler kapsamında önce etnik sonra fiziksel detaylara giriliyorsa; nasıl ki hayvanlar memeliler ve memesizler diye ayrıldıktan sonra kedigilinden tutun da bilmemkaç ayaklıgiline envai çeşit detaylandırmalarla açıklanıyorsa, nasıl ki hem insanda hem hayvanda tanımlanamayan bir takım melez durumların ucu açık bırakılıyorsa, benzer bir durum çizgi romanda da kendiliğinden oluşuyor işte...

    İster çizgi roman diyelim, ister resimli roman, ister cinsiyetçilik (!) olmasın diye yazılı çizili görsel "birey" diyelim, ne dersek diyelim bunun alt bölümlemeleri olacak...İlla olacak...

    Fumetti nedir, fumetti İtalya 'da çizgi romana karşılık gelen kelimedir...Bande Dessinee de Fransa 'da çizgi romana karşılık gelen tabirdir ama fumetti ve BD ekolü dediğimizde bu ülkelere ait her çizgi roman girmez içine...Söz konusu ülkelerin hakim endüstriyel normlarından alışıla gelmiş ve uzun yıllar içerisinde irili ufaklı devinimlerle kendini güncellemiş ana akım türler ekolü oluşturur ve fumetti de çizgi roman muhabbetlerinde İtalyan çizgi romanının ana akımını vurgulamıştır her zaman...Diabolik, Dago, Il Grande Blek, Zagor, Tex, Nathan ve daha niceleri, hatta ilk bakışta fumetti gibi durmayan Lilith bile fumetti kategorisindedir ama İtalyan olma adına değil, hakim İtalyan ana akımının ardılı olma bakımından...Bu yapıdan sebeplenen Arjantinli üretici de vardır, Hırvat da vardır, Brezilyalı da vardır, İspanyol da vardır İtalyanlar dışında ama her biri döküldükleri bardağın şeklini alırlar...Aynı şekilde ekoller arası üretici transferlerinin örneklerini tek tek vermeye gerek duymuyorum...Kısaca, İtalyan çizgi romanına İtalyan çizgi romanı deriz ama fumetti dendiğinde İtalyan çizgi romanı yanı sıra İtalyan ana akımına tekabül eden bir yapı vurgulanır...

    Monstress 'in çizeri bir Asyalı isminden anladığımız kadarıyla...Manga mirasını taşıyan bir çizgisi var ama manga ekolüne ait değil...Her şeyden önce ürettiği format, yayınlanan ebat, sayfadaki kompozisyon ve panel mantığı ile görseli adapte ettiği aura, Amerikan ana akımına ait bir görünüştedir ve ana akım içerisinde istinai bir şekilde ayrışmayı başarmış Image Comics gibi alternatif bir mecrada kendine yer bulmuştur...Yine de bildiğimiz comics ekolündendir...Ortalama 22 sayfadan oluşan (yerine göre ilk ve son sayılar daha fazla sayfa sayısına sahip olabilir) aylık dinamik bir kurgudur çünkü...Manga değil comicstir...Çizeri manga esintileri taşısa da, Asyalı olsa da elmadır, armut değildir...

    Karaoğlan, Tarkan, Şero, Hilal ve daha niceleri, Türkiye 'de üretilen Türk çizgi romanlarıdır ya mesela, bir İtalyan bunlardan bahsederken fumetti diyecektir, ABD 'li ya da İngiliz comics diyecektir, Fransız Bande Dessinee diyecektir kendi dilinde ama bu, söz konusu coğrafyaların ekolüne girdiği için değil, tanım dolaylı böyle olacaktır...Ekol bazında bakarsak bu Türk üretimleri fumetti, bd ya da comics geleneğine dahil olmaz...Ha, üreticisinin öykündüğü bir ekol varsa da (bizde comics fasikülü ya da cildi gibi yayınlanan yerli üretimler) bunlar o üretimi o ekol dahiline sokmayacaktır elbette...

    ABD 'de üretildiği halde comics ekolüne dahil edemeyeceğimiz üretimler vardır...Bunlar ekol olarak ana akım comics ekolü değildir ama tanım olarak çizgi romana karşılık geldiği için comicstir, hatta indie comics, yani bağımsız çizgi romandır...Bunlar da atıyorum Top Shelf 'in, Drawn & Quarterly 'nin, Fantagraphics 'in ya da saymaya üşendiğim nicelerinin bağımsız üretimleridir...Habibi, Blankets, Mouse, Sualtı Kaynakçısı, Essex County ve bir yığını bunlara örnektir...

    Biz çizgi romana Türkçe 'de "çizgi roman" dediğimiz için, ben kategorize ederken fumetti dediğim zaman tamamen İtalya sınırları içinde çıkan İtalyan üretimi çizgi romanlardan bahsetmiyorum aslında...İtalyan hakim ana akımından ve güncellenen ardıllarından bahsetmiş oluyorum...Pek çok kişinin de benim gibi düşündüğünü ve aynı algıyla bu kelimeyi dile getirdiğini düşünüyorum...

    Afu Abi 'nin tablosunda fumetti kısmında yer alan söz konusu iki üretimi Allah aşkına bir aratın internetten, ilk paragraflarda verdiğim örnekler ve açıklamalar kapsamında bir ana akım fumetti görüntüsü, bir miras ve gelenek ardılı gibi görünüyor mu?..Bence asla ve kat'a görünmüyor...Değil çünkü...Hangi kategoriye girdikleri konusunda en ufak bir fikrim yok ama fumetti olmadıkları kesin...İtalyan ama fumetti ekolünde değil benim görüşümce...Afu Abi ile özelden de yazıştık, bu tarz üretimleri bağımsızlar adı altında toplamanın daha uygun olacağına ikna olduk...

    Demem o ki, bir tarafımızdan uydurduğumuz ya da icat çıkardığımız tabirler söz konusu değil...Türkiye çizgi roman irdelemelerinde yıllardan beri yerleşmiş olan tanım ve tabirlerin zaman içerisinde kanıksanmış ve doğrudan söz konusu coğrafyalar bazında ana akımlar kastedilerek yerleşmiş bir ekol mantığıyla genelden detaya iniyoruz yalnızca...Araştırma kitaplarında da, artık yayında olmayan geçmiş zamanın çizgi roman forumlarında da, çizgi romana dair pek çok makalede de bunun böyle tanımlandığını gözlemlendiği için de yıllar yılı birbiriyle alakasız pek çok kişi nezdinde bu tabirler bu şekilde süregeldi...Yerine göre ucu açık bırakılan bu tarz kategoriler, detaylandırmalar ve tabirler, zaman içerisinde ihtiyaçtan kendi kendini oluşturduğu için ortaya çıktı...

    Bu kadar önemsiz bir mevzunun böyle canhıraş bir gereksizlikle tartışmaya yol açacağını bilseydim satır yazmadım...Üstüne üstlük bir de çizim tarzlarıyla, yaklaşımlarla derse tabi tutuldum ya, gözüm açık gitmem artık...Ekol bazında çizim yaklaşımlarının adı konmamışsa bile gören gözler için farkı ortadadır...Bu fark da benim uydurduğum bir şey değil...

    Aşağıda bu konuya dair daha önce forumda irdelemiş olduğum 3 ayrı çizerden farklı numuneler yer alıyor...Goran Parlov 'un İtalya için yaptığı Büyülü Rüzgar 'daki ya da Volto Nascosto 'nun ilk macerasında ki görsel yaklaşımı ile Marvel için yaptığı Punisher 'lardaki görsel yaklaşımı bir karşılaştırıldığında, ekoller arasında çizerler her zaman adını koymasa da nasıl yaklaşım farkı olduğu daha net görülecektir...Aynı şekilde Laura Zuccheri 'nin BD ile fumetti yaklaşımları arasındaki farkı ya da Alfonso Font 'un fumetti ile Latin ekolü arasındaki birbirini andıran ama büyük farklara sahip olan geçişleri daha net görülebilir...Kısaca bal gibi BD tarzı görsel yaklaşım, fumetti tarzı görsel yaklaşım ve Latin tarzı görsel yaklaşım diye bir şey vardır...Çizim tarzı büyük ölçüde belli bir omurgadan şaşmasa da ekol söz konusu olduğunda ister istemez bazı ezberler kırılır, rutinler güncellenir...Bir ekolde renksiz yayına yönelik bir çizim ve leke yaklaşımı geliştirildiyse, diğerinde renkli yayınlanacağı bilinerek bir çizim yaklaşımı uygulanır...Renkli yayınlanacaksa renksizde olduğu kadar siyah beyaz dengesinin üzerinde durulmayabilir...Üreticisi buna mainstream French Publishing style da dese, Fevzi de dese, hiçbir şey de demese böyle bir fark görsel olarak vardır ve sadece çizim ile renk tekniğine değil; hikaye anlatım biçimi ile kompozisyon kurma, kadraj ve kamera açısı belirleme mantığına kadar da sirayet eder...

    http://altinmadalyon.com/altin/index.php/topic,9033.0.html

    http://altinmadalyon.com/altin/index.php/topic,9110.0.html

    http://altinmadalyon.com/altin/index.php/topic,9652.0.html

Merhaba Dorukhan,
Madem üşenmeyip yazmışsın ben de yazayım.  :D Aslında yazdıklarım genele yönelik idi ama üzerine alınmışsın bazı noktalarda gördüğüm kadarıyla. Üstelik senden alıntılama da yapmamıştım ama neyse. Genellikle dinozorlaşmış okurlara yönelik bir feveran denilebilir belki.  :D Çünkü bizdeki jargonlar baştan yanlış kurulmuş. Yani, neyse işte.  :P

Öncelikle kıracak, üzecek, rencide edecek bir laf ettiysem içtenlikle özür dilerim. Kaba bir insan değilim gerçek hayatta ama forumda nasıl algılanıyor bilemiyorum. Üstelik hepiniz değerli dostlarımsınız, sizi asla incitmek istemem.  :(
Selamlar.

ZGeralt

Alıntı YapBu durumda örnek olarak Senegal çizgi romanı da frankofon olur.

Frankafon çizgi roman denilince kelime anlamıyla Fransızca çizgi roman yerine Fransa-Belçika ekolünde icra edilmiş çizgi roman anlamı yüklemiş oluyoruz ve eğer bu ekolde çizilmiş bi Senegal çizgi romanı varsa o da frankafon olarak adlandırılabilir, sorun yok. En doğrusu B.D. demek ama dilimize yerleşmemiş işte, Fransa-Belçika 'da çok uzun, günlük konuşma dili her şeyi kısaltmaya meyillidir. Bu bir nevi bütün kağıt mendillere "selpak" demek gibi bir şey. Bir zararı yok, isteyen kağıt mendil diyebilir tabi ki :)

Ben yazımda "ekol tabirinin" mahiyetine değinmek istedim özellikle, çünkü orası bence olayı netleştirebilecek yegane şey.

Şöyle örnekle ifade edeyim :

GİPİ - Oğulların Diyarı'na fumetti (İtalyan ekolü) diyebilir miyiz ?
Bonelli ile EsseGesse ile biçim, içerik ve hatta pazarlanma şekli ile bile benzerliği var mı ?

He bu ayrımlar şart mı ? Satış-pazarlama ve tanıtım için, forum benzeri platformlarda bilgi biriktirmek için faydalı. Yeni başlayan birine önermek için de faydalı. Yoksa tabi ki hepsi çizgi roman elbette, sana katılmamak mümkün değil bu noktada:)

memospinoz

Alıntı yapılan: ferzan - 24 Ocak, 2020, 03:31:11
    Öncelikle, kategorize etme hastalığından ötürü bir durum yok...Nasıl ki dünya üzerinde genel bir insan ırkı yaşıyorsa ve bunlar siyahi ırık, beyaz ırk ve saire diye çeşitlendikten sonra coğrafi bölgeler kapsamında önce etnik sonra fiziksel detaylara giriliyorsa; nasıl ki hayvanlar memeliler ve memesizler diye ayrıldıktan sonra kedigilinden tutun da bilmemkaç ayaklıgiline envai çeşit detaylandırmalarla açıklanıyorsa, nasıl ki hem insanda hem hayvanda tanımlanamayan bir takım melez durumların ucu açık bırakılıyorsa, benzer bir durum çizgi romanda da kendiliğinden oluşuyor işte...

Ya dayanamadım bu arada. Özür dilerim seninle ilgisi yok Dorukhan, sadece burada yazılan mevzu hakkında bir açıklama yapma ihtiyacı hissettim. Irk meselesi ki insan tek tür bir canlıdır, ırk yoktur hepimiz homo sapiens'iz. Diğer türler, neanderthal filan zaten yok olmuş zaman içerisinde. Irk kavramı Batılılar tarafından uydurulmuş, eskimiş bir ideolojik kavramdır.

https://evrimagaci.org/gunumuzde-insan-turu-tek-bir-irk-midir-gecmiste-insanlarda-irklar-var-miydi-5529