Okuduğunuz Çizgi Romanlarda En Çarpıcı Kareler.

Başlatan caretta, 08 Nisan, 2012, 14:09:40

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Saki

Zagor çok uzun zaman önce yaptığı gibi vampirin peşinden koştu.

Ancak, tam rakibini yakayalacakti ki...

...Kendini, kutsal iksirin onu içine soktuğu karanlık gerçeklikte buldu...

Tei Kan haklıymış...Hayatımın en korkunç anlarnı yaşıyorum, gerçekten aklımı kaçırabilirim.


nihkor

Sayın Saki, bu macera Türkiye'de yayınlandı mı acaba? Eğer öyle ise macera no öğrenebilir miyim?

Saki

Tabiki sayın nikhor, Klasik Maceralar - Kutsal tepe, Karanlıklar ve Korkunun bin yüzü, sayılar sanırım ki 75, 76, 77, umarım ki bulursun...

Seni temin ediyorum ki bu Zagorun sonuna kadar gergin, sonuna kadar korkunç ve 1. numara macerası...Okurken inanılmaz bir heyecan yaşayacan!


nihkor

Ki Zagor'un böyle maceralarının tadına doyum olmuyor. Çok teşekkür ederim.

Saki

Aynen öyle, örneğin

Havada gizemli bir güç hissediliyor. Sanki yukardan geliyor...



Saki

Fairmont'tan yüz mil uzakta, karlarla kaplı dağların arasında Bergville köyü bulunuyor.

Anavatanlarını hatırlatacak doğal bir ortam arayan Sloven asıllı Avrupalılar tarafından kurulmuştur.

Evler anayurttakileri taklit ederek inşa edillmiştir - yüksek cepheler ve dar sokaklar



Saki

Onu yenmeyi başardık çünkü o zaman Zagor adında olağanüstü bir adam bize yardım etti.

Saki

Senaryo: Burattini

Çizer: Chiarolla

Burattini apaçık Predator filminden esinlenmiştir!







Saki

Yazar: Burattini

Çizer: Esposito Bros

Pennsyilvania ormanları. M.Ö.10080 yılı (Zagor zamanında Darkwood ormanı)


Kinowa59

Gitar Jim' in olduğu ilk macerayı 1972 _ 73 yıllarında tay yayınlarının " süper kahraman Zagor" ciltlerin de okumuştum. Eğer yanılmıyorsam o macerada gitar jim Zagor ve Çiko ' yu salam gibi bağlayıp kano 'yla nehre bırakıyor du. ( yanılıyorsam Zagor üstatları düzeltsin lütfen. ) o günden bugüne 50 yıl geçmiş, Zagor Piu No 5 ile eski dostumuzla özlem gidermek, çok çok gerilerde kalmış çocukluk yıllarıma nostaljik bir dönüş yapmamı sağladı. Meğerse O günlerden bugünlere ne kadar çok yakınımı kaybetmişim.

Saki

Macerayı biliyorum, Zagor ve Gitar Jim'in ilk karşılaşması.
Çizimler ilginç, Ferri burada, karelerde, Zagor'u kısa saçlı ve çok sempatik çiziyor. Bir karede, hatırladığım kadar, herkeS küçük planda çiziliyor.

Bir dönem sonra, büyük plana geçiyor, örneğin...


Kinowa59

Klasik Zagor'un ilk 80 _ 100 sayıya kadar olan kısmı benim çocukluktan ilk gençlik yılları geçiş dönemimde yayınlandığı için her bir sayının yaşamımda tatlı bir anısı vardır. Doğu Karadeniz.  Yazları ve kışlarıyla dört mevsim yağışlı olan memleketimde her hafta sekiz km gidiş ve sekiz km dönüş olarak yürüyerek köyden ilçeye Zagor ' un yeni sayısını almaya inerdim. Zagor, Karaoğlan ( 1973 basımı küçük boy, 32 sayfa olan ) Tarkan alıp, dönüş yolunda ıslanmaması için güzelce gazetelere sarıp koynuma sıkıştırarak dağ, tepe sekiz km daha yürüyüp sıçan gibi ıslanarak köye dönerdim. Islanmak değil ama çizgi romanların buruşması kahrederdi, üzerdi beni. Sonra, ocağın başında kitaplarımla geçireceğim anlar ve şiddetli yağmurun teneke damda çıkardığı tıkırtılar la mayışır uyur kalırdım. Ne güzel yıllardı o yıllar.

YzbVolkan

Ne guzel yıllarmis Bayram bey. Eski Turkiye cok daha guzelmis.
Cizgi romanlar gūnûnūzū aydınlatsın.

Saki

Alıntı yapılan: Kinowa59 - 06 Ekim, 2023, 05:20:34Klasik Zagor'un ilk 80 _ 100 sayıya kadar olan kısmı benim çocukluktan ilk gençlik yılları geçiş dönemimde yayınlandığı için her bir sayının yaşamımda tatlı bir anısı vardır. Doğu Karadeniz.  Yazları ve kışlarıyla dört mevsim yağışlı olan memleketimde her hafta sekiz km gidiş ve sekiz km dönüş olarak yürüyerek köyden ilçeye Zagor ' un yeni sayısını almaya inerdim. Zagor, Karaoğlan ( 1973 basımı küçük boy, 32 sayfa olan ) Tarkan alıp, dönüş yolunda ıslanmaması için güzelce gazetelere sarıp koynuma sıkıştırarak dağ, tepe sekiz km daha yürüyüp sıçan gibi ıslanarak köye dönerdim. Islanmak değil ama çizgi romanların buruşması kahrederdi, üzerdi beni. Sonra, ocağın başında kitaplarımla geçireceğim anlar ve şiddetli yağmurun teneke damda çıkardığı tıkırtılar la mayışır uyur kalırdım. Ne güzel yıllardı o yıllar.

Tamamen aynı şeyleri ben de yaşadım çocukken. Eee bizde ise Yugoslavya dönemiydi- 1980 ler, burada da her şey çok güzeldi. 1984 yılında köyde ortaoukul 7. sınıfta iken Hatice isminde bir kız, aynı dershanede okuyoruz, bakıyorum elinde kapağı renkli bir şey tutuyor. Annesi şeker hastası olduğu için her gün şehre gidip insulin alıyor ve bu kıza şehirden bir şey getirmiş. yani en küçük kızı olduğu için tabiki en çok seviyor ve ona her daim şehirden bir şeyler getiriyor....yanına yaklaştım ve sordum, bu nedir böyle, neden bunu elinden bırakmıyorsun, göster bana bakim nedir..

Gösteriyor...çok ilginç bişey görüyorum, ne görüyorum? İlk defa hayatımda çizgiroman görüyorum,

Kapakta kimi görüyorum?

işte hayatımda gördüğüm  ilk çizgiroman...



Yanı ilk defa Zagor'u gördüm, nasıl ne gördüm, bunu bana verirmimisin, evde buna bakarım ve yarın getiririm dedim.

Aldım, evde okudum, Makedonca çok iyi bildiğim için Yugoslavya resmi dilini de biliyordum.

Şu sayfaları okuduktan sonra, kendime, bu insan kimdir böyle, o kadar çocuk kitabı okudum ama böyle bir şey okumadım, bu adam nasıl bu kadar iyi dövüşüyor dedim, bu 'dergi' çok ilginç bir şeymiş dedim, acaba bunlara benzerini ben de şehirde bulur muyum...ve, işte öyle başladı, çizgiroman denen şeye aşık oldum