Karaoglan ve Gokturkce

Başlatan kharon, 12 Ağustos, 2018, 23:10:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kharon

http://paneller.blogspot.com/2018/08/karaoglan-ve-gokturkce.html

Karaoglan "Cengiz'in Gazabi" guzel bir maceradir; Karaoglan'in resmi olarak gorevlendirildigi turden (bu sefer Cengiz tarafindan) seruvenlerden biridir. Ipek yolundaki kervanlara yapilan baskinlari, yagmalari arastirma icin vazifelendirilmistir. Siradan baslayan macera hizli bir tempoyla dallanir budaklanir, surprizleriyle, arka fonundaki tarihi hikayeyle birlikte guzel ve hizli akan bir macerada bulur okur kendini.

Fakat maceranin basinda macerayla hic ilgisi olmayan oldukca didaktik bir girizgah vardir: Bayirgulu bir kese para calmistir ama bu sefer Karaoglan kizmaz zira bunlar onun 'ilgilenmeye' basladigi Gokturk paralaridir. Sonra Balabanla beraber Gokturk yazitlarinin bulundugu yere giderler, Karaoglan yazitlari okur, Balabana'a -ve de dolayisiyla okura- turlu hikmetli ogutler verir.

Bu 3-5 sayfalik girizgah oldukca siradisi; soyle ki Karaoglan maceralarinda 'milliyetcilik' didaktik bir unsur olarak yer aldigi zaman  genel olarak maceranin icindedir; akisa yedirilmistir. Bazen cidden goze batan boyutlara ulasir,  bazen bir iki tiradla kalir. Ama bu sekilde ayri-yogun bir bolum olarak ele alindigini pek hatirlamiyorum.

Bolumde ilgimi ceken 3 nokta sunar Yalaz Karaoglan uzerinden; bunlar elbette birer kurgudur ama ne kadari olasidir; 12.-13. yuzyilda bolgede yasayanlar icin ne kadar anlamlidir  diye merak ettim:

Paralar : Ilki Bayirgulu'nun elinin uzunlugu sayesinde yuruttugu Gokturk paralarindaki alfabe; Karaoglan bunlar sayesinde Turk yazitlarini okumanin kolaylasacagini belirtip heyecanlanmistir:



Anladigim kadari ile Gokturk paralari uzerinde su ana dek bulunmus Orhun alfabeyle yazili bir metin cok az; sadece bir-iki isaret seklinde. Genelde eldeki paralardaki yazilar Sogdian (Irani bir dil) alfabesi ile yazilmis. Yani Orhun yazitlarini sokmek icin paralarin pek bir faydasi olamaz.

Yazitlarin yerinin bulunmasi : Karaoglan'in yazitlerin yerini bilmesi de ilginc bir nokta.



Yazitlar 19. yuzyilda kesfedilmistir hep ogretildigimiz gibi, ama peki daha once biliniyor muydu varliklari? Cengiz Han'in tarihcisi Cüveyni'nin ve bir kac tarihcinin daha donemlerinde (12.-13. yuzyil) bu yazitlardan bahsettikleri anlasiliyor. Tarihin daha sonraki donemlerinde varliklari unutulmus olmali. Oyleyse  Karaoglan'in yazitlarin yerini bilmesi imkansiz degil.

Okunmalari : En netameli konu ise bunlarin okunmasi, zira yazitlar Vilhelm Thomsen tarafindan 1893 gibi gec bir tarihde cozuldu, alfabe 12.-13. yuzyilda coktan unutulmustu.



Yani Yalaz aslinda eli kilicli maceraci-genc bir kahramanin omuzlarina bir Filolog-Turkolog olma gibi oldukca agir bir yuk yukleyerek oldukca yapay bir durum yaratmis. Asil amaci belli ki buradan cikarilan hikmetli dersler ile maceranin sonundaki iki 'Turk' devlerinin kavgasina atif yapmak ama cok da ikna edici durmuyor elbette.

https://en.wikipedia.org/wiki/Old_Turkic_alphabet