Ana Menü

EDEBİYAT

Başlatan Kinowa59, 05 Kasım, 2021, 16:54:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kinowa59

İBRAHİM OĞLU MEHMET' İN ESARET HATIRALARI.   

Balıkesir'in İvrindi kazası Osman köyünden Mollaoğullarından İbrahim oğlu Mehmet.                                            Seferberlikte askerdim. Allahüekber  Dağları'nda yürüyüş emri geldi. Yürüdük. İki gündür ekmek gelmemişti. Yanımızdaki azığımız bitmişti. Kimsede de yoktu. Çok açtık. Yürüyemiyorduk. Açlıktan, uykusuzluktan takatlerimiz kesilmişti. Zor yürüyorduk. Bir gece, terk edilmiş bir köye geldik. Kalacak bir yer ararken bir dama girdim. Ses ettim. Dinledim kimse yoktu. Karanlıkta etrafı yoklarken elime kupkuru bir somun geçti. Koynuma soktum, dışarı çıktım. Herkes aç olduğundan ekmek buldum desem, hemen kapacaklar. Dışarıda çok sevdiğim bir hemşerime rastladım. Yavaşça ona bulduğum ekmeği söyledim. Bir kuytuya gidip birer lokma kopardık. Çiğniyorum çiğniyorum yutamıyorum. Bende, arkadaşımda yutamıyoruz. Sert, bayat, kokuyor. Koku falan dinlemiyoruz ama, yutulacak birşey değil. Zaten kaskatı birşey. Etraf karanlık , kimse Ateş yakamıyor. Sabah oldu. Ancak sabahleyin, yemeye çalıştığımız şeyin tezek olduğunu anladık. 

Değerli dostlarım. Fethiye'den Ölüdeniz'e gerçekleştirmeye çalıştığım, ancak üçüncü denememde başarılı olduğum uzun yürüyüşüm ( Zagor, uzun yürüyüş macerasından esinlenerek, yürüyüşüme bu adı verdim ) esnasında bana yoldaşlık eden: Balıkesir BŞB bastırdığı, Aydın Ayhan tarafından yazılan: Balıkesir'den seferberlik ve Çanakkale hikayeleri kitabından alıntıladığım bu yaşanmışlık; bana Edebiyat'ın yalnızca geçmişi hatırlatan değil, gelecektede  yaşanabilir, ibretlik derslerle dolu olduğunu göstermiştir. Siz değerli çizgi roman sever dostlarımla paylaşmak istedim.

Kinowa59

Dün, YouTube' dan Cumhuriyet gazetesini okurken bir görsel dikkatimi çekti. Pinokyo' nün uzun burunlu bir karikatürü ve altında ilginç bir yazı. Normal yaşamımda hiçbir şekilde ilgilenmediğim bu tür magazinsel yazı Cumhuriyet gazetesinde olunca ilgimi çekti. Pinokyo'görselinin hemen altında " doğuştan yalancı olan burçlar, bir numara, ikizler burcu." Allah,Allah dedim. Ben ikizler burcuyum. Yazıyı daha bir dikkatle okumaya başladım. İkizler burcu insanının davranış özelliklerini okudukça, hayretle gördüm ki, pek çok yönden yazının tarifine uyuyorum. Neydi yazının konusu; doğuştan yalancı olan burçlar. Sonra bir daha düşündüm. Özellikle gençlik yıllarımda karşı cinse hiçte dürüst davranmadıgımi, yalanın binini değil, binlercesini söylediğimi anımsadım. Orta yaş surecime doğru, Pinokyoluktan vazgeçtiğimi, ama zaman zaman eşime ve kızıma ufak tefek yalanlara başvurmaktan geri kalmadığımı gördüm. Eşime ve kızıma karşı kurtuluş amacıyla başvurduğum bu yalanlar beni vicdanen rahatsız etse de, Cumhuriyet gibi ciddi ve asırlık bir gazetenin, bu özelliğin doğuştan gelen genetik bir farklılık olduğu tesbitinde bulunması, beni birazcık olsun rahatlatmış bulunmaktadır. Yazımın sonunu şöyle bağlayayım. Üç günlük dünyada, kalp kırmanın kimseye faydası olmaz. Gülmek ve güldürmek güzeldir.

Mrtekin

Bayram Bey, Kinowa59 sizsiniz galiba?
They drew first blood...

noir

Alıntı yapılan: Kinowa59 - 24 Şubat, 2023, 12:55:18Dün, YouTube' dan Cumhuriyet gazetesini okurken bir görsel dikkatimi çekti. Pinokyo' nün uzun burunlu bir karikatürü ve altında ilginç bir yazı. Normal yaşamımda hiçbir şekilde ilgilenmediğim bu tür magazinsel yazı Cumhuriyet gazetesinde olunca ilgimi çekti. Pinokyo'görselinin hemen altında " doğuştan yalancı olan burçlar, bir numara, ikizler burcu." Allah,Allah dedim. Ben ikizler burcuyum. Yazıyı daha bir dikkatle okumaya başladım. İkizler burcu insanının davranış özelliklerini okudukça, hayretle gördüm ki, pek çok yönden yazının tarifine uyuyorum. Neydi yazının konusu; doğuştan yalancı olan burçlar. Sonra bir daha düşündüm. Özellikle gençlik yıllarımda karşı cinse hiçte dürüst davranmadıgımi, yalanın binini değil, binlercesini söylediğimi anımsadım. Orta yaş surecime doğru, Pinokyoluktan vazgeçtiğimi, ama zaman zaman eşime ve kızıma ufak tefek yalanlara başvurmaktan geri kalmadığımı gördüm. Eşime ve kızıma karşı kurtuluş amacıyla başvurduğum bu yalanlar beni vicdanen rahatsız etse de, Cumhuriyet gibi ciddi ve asırlık bir gazetenin, bu özelliğin doğuştan gelen genetik bir farklılık olduğu tesbitinde bulunması, beni birazcık olsun rahatlatmış bulunmaktadır. Yazımın sonunu şöyle bağlayayım. Üç günlük dünyada, kalp kırmanın kimseye faydası olmaz. Gülmek ve güldürmek güzeldir.

Yazınızın son kısmına katılmakla birlikte (gerçekten zaman kısa bunu daha çok farkeder olduk son zamanlarda) burçla olan kısmına katılmıyorum. Bir gazete sayfası veya burç yorumu sizi tanımlamaz. (Barnum etkisi, araştırırsanız neden burç yorumlarının inandırıcı geldiğini anlarsınız.)

Kinowa59

Merhaba sayın noir. Üstteki, burçlarla ilgili biraz da uzun yazımı okumanız ve bu konudaki düşüncelerinizi ifade etme nezaketiniz nedeniyle çok teşekkür ediyorum. Barnum etkisiyle ilgili bilgim yok. Dolayısıyla bu konuda fikrimde olamaz. Ancak şunu söyleyebilirim. Yaşamım boyunca aklın ve bilimin reddettiği hiçbir şeye inanmadım. Aklı tanrı, bilimi yol gösterici olarak gördüm. Üstteki yazımda da belirttiğim gibi, Cumhuriyet gibi ciddi bir gazetenin burçlarla ilgili görüş belirtmesi ilgimi çekti, okuyunca da, ( ne de olsa gırgır dergisi kuşağıyım diye ) üstteki iletiyi yazmak istedim. Selamlarımla.