Dert Bende - Rewhat (ALFA)

Başlatan TKnKT, 19 Haziran, 2021, 14:58:03

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

TKnKT


Sayfa Sayısı: 158
Boyut: 12x20
İlk Baskı: Mayıs 2021
Etiket Fiyatı: 20 ₺

----------Tanıtım Bülteninden----------
"Öykülerim, şehirli olmanın çıkmazlarını, açmazlarını, çelişkilerini merkeze alıyor, etrafından hissettirmeden dolanıyor, eleştirisini, şehirliyi incitmeden, pahalı bir bluetooth kulaklıktan gelen yakın arkadaş serzenişi gibi hafif ve bir dost tavsiyesi misali usulca yapıyordu. Ardından takdiri okura bırakıyor ve gerçek bir şehirli gibi ortamda fazla takılmadan çekip gidiyordu."
Güldür Yüzümü, Hatıran Yeter ve Arife-Evde Cat Başına kitaplarının yazar-çizeri Rewhat'tan kederi neşeye dönüştüren, acıyı tatlıya bağlayan öyküler.
-------------------------------------------

    Rewhat'ı ilk kez sanıyorum ki boyut küçülmesi/içerik büyümesi döneminde Penguen'de bir şeyler çizerken gördüm. Ancak köşesinin üzerinde çok durmamış olmalıyım ki hiçbir noktada anımsayamıyorum içeriğini. Daha sonraki dönemde de yoğunluklu olarak "Evde Cat Başına" serisi ile karşıma çıktı. Zaten patlama noktası da sanıyorum ki burası oldu. Kedi-köpek mizahı sanıyorum ki güvenli bir içerik yuvası (bkz. Serkan Altuniğne – Bobo). Velhasıl yergi varmış gibi göstermek istemem ben de bu içeriği keyifle tüketenler arasındayım.

    Ben bu dünyanın içerisine mizah dergileri aracılığıyla giriş yapmış kişilerden biriyim. Hâl böyle olunca çizgi ve yazı hep bir arada tüketilen iki içerik oldu benim için. Biraz Uykusuz fanatizmi ile geçti ilk yıllarım. Bir Çarpışma, Sandık İçi köşesi okumayı beklemek ile Fırat Budacı ya da Erman Çağlar köşesi beklemek arasında bir fark yoktu. Tabi bir de çok boyutlu içerik üreticileri vardı. Bu konuda benim aklımda en çok yer eden kişi Umut Sarıkaya. O haftanın dergisinde minik eciş bücüş suratlı insanlara mı gülecektim, yoksa destansı uzunluğun getirdiği minik puntolu yazıyı okuyup mu gülecektim merakı heyecanlandıran bir süreçti. Bu noktada Rewhat'ın öyküleri de benim için bir miktar Umut Sarıkaya'nın "Benim de Söyleyeceklerim Var" köşesinden bir parça. Her ne kadar her bir panel, her bir karikatür karesi bir yazarlık da içerse, kafamızda sadece çizer olarak yer edinmiş kişilerin yazarlık tecrübeleri benim fazlasıyla ilgimi çekiyor.

    Özenle takip etmesem de sık seyahat ettiğim dönemlerde aldığım Ot dergisi ile birlikte birkaç kez denk gelmiştim yazarlık deneyimlerine. Bir zamanlar da kendisi sosyal medya hesabı üzerinden görselleştirilmiş hikayeler olarak sunuyordu içeriklerini. Dert Bende görece daha salt bir yazı kitabı. Her hikâyenin kendisine özgü bir ya da iki görseli -vinyeti(?)- mevcut. Bir kör cahil tanımlaması olması endişesi ile birlikte şöyle tanımlamak isterim, edebi olmak ile mizahi olmak arasında sıkışmış bir türden öyküler bütünü. Günümüzde halen Uykusuz'u takip etsem de köşe yazılarından pek tat alamıyorum. Ya ben çok değiştim ya da yazılar. Dergi de sadece bir alışkanlıktan öte değil artık. Dert Bende bu noktada beni 10 yıl önceki hevesime götürdü. Belki bir seçki, belki bir toparlama; içerisinde 20 adet öykü var. Ben keyifle okudum, bu tarzın severi iseniz hoşunuza gideceğini düşünüyorum.
"The man who opens topics faster than his shadow"

kedidiro

İlk çıktığı günden beri önce heyecanla şimdiyse alışkanlıkla takip ettiğim bir dergi ot. Bu yüzdendir ki son dönemde çoğu kez şöyle bir göz gezdirip atıyorum arşive... Buna rağmen  asla okumadan geçemediğim bir iki içerik var ki rewhat'ın yazıları bu kategoriye giriyor. Hepsini dergide okuduğum bazılarını çok sevdiğim bazılarını ise eh işte statüsünde bulduğum bu yazıların kitap formatında yayınlanmış olmasindan memnunum. Rewhat çok iyi bir çizer ve güzelliğine yakın iyilikte bir yazar... Takibe devam edeceğim...