A Righteous Thirst For Vengeance

Başlatan ferzan, 19 Mart, 2023, 23:30:19

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ferzan

   

    Sonny, kendi halinde bir adamdır. Aynı marka Çin sigarasından ısrarla bulmaya çalışacak kadar istikrarlı, kaldırım kenarında can çekişen bir kuşun acısını sona erdirip erdirmeme konusunda ikilemde kalacak kadar yufka yürekli, yağmurdan kaçamayacak kadar sıradan... Ne var ki tipini Benedict Wong 'dan alan bu kendi halinde sessiz sakin görünümlü Asyalı dark web'e girebilmekte, bir takım sakıncalı belgeleri kurcalayabilmekte, bazı kişilerin kimlik bilgilerine ulaşabilmekte, gayet iyi silah kullanabilmekte, çoğunlukla bazı sıra dışı olaylara sıradan insan kadar profesyonellik dışı tepkiler verebilmekte, bazen de huzurevindeki ihtiyar anasını ziyaret etmektedir. Her ne işler karıştırdıysa bir gün yolu, kiralık katilin biriyle kesişir ve istemeden onun yaveri gibi yanında kendini bulmuşken zengin ve güçlü bir kodamanın fişini çektiği kadın kurban adayının cinayetine dakikalar kala bir karar vermek durumunda kalır. Bu karar onu geri dönüşü olmayan bir kaçışa sürükleyecektir. Hem de kadının ergenlik arifesindeki oğlu Xavier ile birlikte.

    2022 sonu tamamlanan taze bitmiş bu 11 sayılık seriyi, ilk sayısından itibaren dijital ortamda takipteydim.  İlk 5 sayının yer aldığı birinci ciltten kısa bir süre sonra devamındaki 6 sayının toplandığı ikinci cilt de elime ulaşınca bir ay kadar önce bir Pazar akşamı okuması olarak değerlendirdim.

    Rick Remender'dan genelde bilim kurgu beklemeye alışık olduğum için bu güncel ve suç temalı seri çok ilgimi çekmişti. Bir de temiz görselleri... Çok değil ama kararında bir temizlik ve kendine has bir sayfa disiplini var. Sanırım çizer Andre Lima Araujo'nun okuduğum ilk işi olabilir. Başka işlerine denk geldiğimde tereddütsüz şans verebilirim.

    İlk cilt itibariyle öyle aman aman bir okuma coşkusuna sokmadı ama kötü de gelmedi. Biraz çabuk gelişti, bazı parçaları ilk anda birleştiremedim, dolayısıyla hemen yükselemedim. En azından izlemesi, seyretmesi iç ferahlatıcıydı. Hikaye hiç değilse işkenceye dönmedi.

    İkinci cilt ise daha bir iyiydi ve mevzuyu toparladı. Taşlar kısmen oturdu yerine. Başlığın (intikama haklı susayış ya da intikam için erdemli bir susayış) hakkını verdi son bölüm. Ayrıca ilk cilde nazaran daha aksiyonlu ve daha "gore" sahnelere sahipti. Kan, kemik, b.k, sidik, çelik, kurşun gırla gitti. Şöyle geriye dönüp bakınca, aslında içine tam giremedim dediğim ilk ciltten beri git gide yükselen bir aksiyon ve gerilim söz konusuymuş da benim bunu fark etmem ikinci cilde nasip olmuş.

    Okunmazsa bir şey kaybedilmez de diyebilirim daha önce bazıları için dediğim gibi ama okunursa giderek ivmesi artan ve dengesizleşen, buna rağmen kendi içinde tekinsiz bir huzur ve oturaklılığa sahip böyle kayda değer bir anlatı tecrübe edilmiş olur. Ben pişman olmadım arşivlediğime de, okuduğuma da. Bilakis memnun oldum. İleride yayınevlerimizden biri Türkçesine zahmet eder mi (öyle ton ve netlik kaybına uğratarak değil) bilmiyorum ama ederlerse (layığınca bir basımla) kendi adıma sevinirim. Herkesle beraber tekrar -bu kez anadilimde- okumaktan keyif alırım.


   

   

   

   

   

   

   

   

   
Bağnaz okur, memnuniyetsiz beşer, işkilli büzük, sıfır tolerans iksmen, taş kalpli ahkam efendi...

https://ucuztefrika.blogspot.com